Dort Kapı Kırk Makam

Dort Kapi Kirk Makam… Dört Kapi Kirk Makam seklindeki Kamil (olgun) insan olma ilkelerini Hünkar Haci Bektas Veli’nin tespit ettigine inanilir.Haci Bektas “Kul Tanri’ya kirk makamda erer, ulasir, dost olur.” buyurmuslardir. Bu ilkeler asama asama insani olgunluga ulastirir. Bir baska yoruma göre ise seriat anadan dogmak, tarikat ikrar vermek, marifet nefsini bilmek, hakikat Hakki özünde bulmak yollaridir. Dört Kapı şunlardır: 1.Seriat 2.Tarikat 3.Marifet 4.Hakikat Her kapının on makamı vardır. Seriat kapısının makamları: 1. Iman etmek, 2. Ilim ögrenmek, 3. Ibadet etmek, 4. Haramdan uzaklasmak, 5. Ailesine faydali olmak, 6. Cevreye zarar vermemek, 7. Peygamberin emirlerine uymak, 8. Sefkatli olmak, 9. Temiz olmak ve 10.Yaramaz islerden sakinmak. Tarikat kapisinin makamlari 1. Tövbe etmek, 2. Mürsidin ögütlerine uymak, 3. Temiz giyinmek, 4. Iyilik yolunda savasmak, 5. Hizmet etmeyi sevmek, 6. Haksizliktan korkmak, 7. Ümitsizlige düsmemek, 8. Ibret almak, 9. Nimet dagitmak ve 10.Özünü fakir görmek Marifet kapisinin makamlari 1. Edepli olmak, 2. Bencillik, kin ve garezden uzak olmak, 3. Perhizkarlik, 4. Sabir ve kanaat, 5. Haya, 6. Cömertlik, 7. Ilim, 8. Hosgörü, 9. Özünü bilmek ve 10.Ariflik. Hakikat kapisinin makamlari 1. Alcakgönüllü olmak, 2. Kimsenin ayibini görmemek, 3. Yapabilecegin hicbir iyiligi esirgememek, 4. Allah’in her yarattigini sevmek, 5. Tüm insanlari bir görmek, 6. Birlige yönelmek ve yöneltmek, 7. Gercegi gizlememek, 8. Manayi bilmek, 9. Tanrisal sirri ögrenmek ve 10.Tanrisal varliga ulasmak Dört kapı kırk makam şeklinde ilkeleşen ve insanı “insanı kamil” (olgun insan) olmaya götüren ilkeleri Hünkâr Hacı Bektaşı Veli tespit etmiştir. Bu ilkeler aşama aşama olup insanı olgunluğa götürür. Ulu Hünkâr Hacı (http://www.alevikonseyi.com/alevi/15/25/35/35.html) Bektaşı Veli bunları şöyle özetlemiştir: “Kul, Tanrıya kırk makamda erer, ulaşır, dost olur. Bu makamların onu Şeriat içinde, onu Tarikat (http://www.alevikonseyi.com/alevi/15/25/35/35.html) içinde, onu Marifet içinde ve onu da Hakikat içindedir.” Sıradan bir insan bu dört kapı ve bu dört kapıya bağlı kırk makamdan geçerek, ruhunu ve benliğini ergin hale getirerek Kamil insan olur. Kamil insan da ilâhi sırra erişendir. ŞERİAT MAKAMLARI: 1. İman etmek 2. İlim öğrenmek 3. İbadet etmek 4. Haramdan uzaklaşmak 5. Ailesine faydalı olmak 6. Çevreye zarar (http://www.alevikonseyi.com/alevi/15/25/35/35.html)vermemek 7. Peygamberin emirlerine uymak 8. Şefkatli olmak 9. Temiz olmak 10. Yaramaz işlerden sakınmak Şeriat kapısını ve Makamlarını şöyle özetleyebiliriz: Kendi öz benliğini kötülükten arıtmayan, gelişmemiş, olgunlaşmamış insanın, din kuralları ve yasalar zoruyla eğitilmesi, kişilere (http://www.alevikonseyi.com/alevi/15/25/35/35.html)ve topluma zarar verecek hareketlerde bulunmasına meydan verilmemesidir. TARİKAT MAKAMLARI: 1. Tövbe etmek 2. Mürşidin öğütlerine uymak 3. Temiz giyinmek 4. İyilik yolunda savaşmak 5. Hizmet etmeyi sevmek 6. Haksızlıktan korkmak 7. Ümitsizliğe (http://www.alevikonseyi.com/alevi/15/25/35/35.html) düşmemek 8. İbret almak 9. Nimet dağıtmak 10. Özünü fakir görmek Tarikat kapısını ve makamlarını şöyle özetleyebiliriz: İnsanın kendi öz iradesiyle hiç bir dış zorlama olmadan her türlü kötülüğü benliğinden kovabilmesi, elinden gelebilecek tüm iyilikleri hiç kimseden esirgememesi aşamasıdır. MARİFET MAKAMLARI: 1. Edepli olmak 2. Bencillik, kin ve garezden uzak olmak 3. Perhizkârlık 4. Sabır ve kanaat 5. Utanmak 6. Cömertlik 7. İlim (http://www.alevikonseyi.com/alevi/15/25/35/35.html) 8. Hoşgörü 9. Özünü bilmek 10. Ariflik (kendini bilmek) Marifet kapısını ve makamlarını şöyle özetleyebiliriz: Duygu ve ilimde en yüksek düzeye ulaşmak, tanrısal sırlara erişmektir. HAKİKAT MAKAMLARI: 1. Alçak gönüllü olmak 2. Kimsenin ayıbını görmemek 3. Yapabileceği hiç bir iyiliği esirgememek 4. Allahın her yarattığını sevmek 5. Tüm insanları bir görmek 6. Birliğe yönelmek ve yöneltmek 7. Gerçeğ (http://www.alevikonseyi.com/alevi/15/25/35/35.html)i gizlememek 8. Manayı bilmek 9. Tanrısal sırrı öğrenmek 10. Allahın varlığına ulaşmak Hakikat kapısını ve makamlarını şöyle özetleyebiliriz: Hakkı görmek, zaman ve mekân içinde tanrısal demin gücü içinde erimektir. Yunus Emre Divanı’nda7 bu meratib-i erba’a’yı dört kapı olarak zikretmektedir. Dört kapıdan ilki şeriat, diğerleri sırasıyla tarikat, marifet ve hakikat’tir: Dört kapıdur kırk makam yüz altmış menzili var Ana irene açılur vilâyet derecesi (351/13) Şeriat tarikat yoldur varana Hakikat marifet andan içerü (290/8) Evvel kapu şeriat geçse andan tarikat Gönül evi marifet ışk hakikat içinde Şeriat şirin olur işidene hoş gelür Ne kim dilerse kılur ol şeriat içinde Tarikat can yoldaşı can ile olur işi Tarika giren kişi dün-gün ibret içinde Marifet gönül ile dün ü gün zârıyıla Söylesen gelmez dile sırr-ı sıfat içinde (295/5-8) O’na göre hakikat, marifet denizi içinde bir incidir. Ona talip olan bahrî (dalgıç), şeriat gemisine binmedikçe o inciye ulaşamaz: Hakikat bir denizdir şeriat dur gemisi Çoklar gemiden çıkup denize talmadılar (38/2) Şeriat ile hakikatin vasfını eydem sana Şeriat bir gemidir hakikat deryasıdır (29/5) inci, derya, gemi teşbihinden başka şeriatı mumlu bala, tarikatı ise tortusuz yağa benzeterek bu ikisinin karışımından hasıl olan yiyeceği de hakikat olarak görmüştür: Mumlu baldur şerfat tortusuz yağdur tarikat Dost içün balı yağa pes niçün katmayalar (57/5) Görüldüğü gibi tasavvufun ifadesi oldukça güç bu görüşünü müteşabihleri olan gemi, derya, bahrî, bal ve yağ’la mücessem hale getirmiştir. Gerek Yesevî’nin ve gerekse Hacı Bektaş’ın mücerret ifadeleri Yunus’ta gayet müşahhas hale gelmiştir. Haddi zatında birbirinin aynı olan bu fikirlerin tek farkı üslûptur. Yunus Emre şiirlerinde dört kapı, kırk makamı zikretmekle birlikte bunları mufassal ve sistemli bir şekilde işlememiştir. Bu makamları şiirlerine ve beyitlerine serpiştirmiş ve sindirmiştir. Biz Yesevî ve Hacı bektaş’ın Dört Kapı, Kırk Makam’da zikrettikleri tasniflerde bulunan müşterekleri esas alarak yaptığımız tetkikat neticesinde bu makamların Yunus’taki tezahürlerinin şu şekilde olduğuna tesbit ettik: a) Şeriat Makamları: I. İman getirmek (Y/l-M/1): İmanın esaslarından olan Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, kıyamet gününe inanmak şeriatın esaslarındandır. Yunus bu esaslara tam bir iman getirmiştir. Ezelîden dilümde uş Tanrı birdür Hak’dur Resul Bunı böyle bilmez iken bir aceb mekandayım (168/2) Yoğıdı bu barigah varidi ol padişah Ah bu ışk elinden ah derd oldı derman bana (12/4) Dimesün kim müslümanam Çalap emrine fermanam Dutmaz ise Hak sözini fa’ide yok dünden ana (11/3) Tevrat’ıla İncil’i Zebur’da Furkan’ı Bunlardağı beyanı cümle vücudda bulduk (133/6) Yüz yigirmi dört bin hâsı dört yüz kırk dört tabakası Devlet makamında ol gün ulu hanedândayıdum (172/3) İsrafil sûrı ura yir yüzi divşürîle Harâb ola berr ü bahr çarh-ı felek yoyıla Kimse varmaya bunda cümlesi vara anda Ol padişah önünde Hak terazü kurıla Iyan ola cümle iş kurtılmaya yad-biliş Gel fülan İbn-i fülan her bir kula kıgrıla (306/1-3) 2. Namaz (Y/2-M/3) Yünü s’a göre namaz bütün sanatlardan üstün bir sanattır, insan namazını kılmadan işine gitmemelidir: Sanatun yigregi cün namaz imiş hoş pîşe Namaz kılan kişide olmaz yavuz endîşe (341/1) Allah buyruğın dutgıl namazın kılııb gitgil Namazun kılmayınca zinhar varmagıl işe (341/3) 3. Oruç (Y/3-M/3) Benden Öğüt ister isen eydivirem bildügümden Budur Çalab’un buyrığı tutun oruç, kılıun namaz (109/2), 4. Zekat (Y/4-M/3) Yunus, beş parmağın beşini de ağzına götürme, bîrini kes, miskinlere ver, diyor: Nefse uyup biş barmagun bir kezden iletme ağzuna Kes bîrisin vir miskine gerek ola unutmagıl (Timurtaş, 124/7) Ele getürdigini miskinlere harceyle Nice çok yaşarısan sonucu ölüm vardur (51/4) 5. Hac (Y/5-M/3) Yunus, şiirlerinde hacc’ın şeklî tarafıyla ilgili bir bahiste bulunmamakla birlikte hakikat makamında söylediği bazı şiirlerinde insan gönlünü kazanmayı Hicaz’a gitmekle eş tutar: İlm ü amel ne assı bir gönül yıkdınısa Arif gönül yapduğı beraber Hicaz ile (335/12) 6. İlim (Y/7-M/2) Allah ancak vehbî ilimlerle bilinebilir. Bu da “Men arafe nefsehu fekad arefe rabbehu” hadisinin işaret ettiği kendini bilmek’le mümkündür: İlim ilim bilmekdür ilim kendin bilmekdür Sen kendüni bilmezsin ya nice okumakdur Okunıakdan ma’ni ne kişi Hakk’ı bilmekdür Çün okudun bilmezsin ha bir kurı emekdür (91/1,2) 7. Sünnete Riayet (Y/8-M/7) İnsan, Kıyamet gününde herkes “nefsî, nefsı” derken “ümmeti, ümmeti” diyen Hazret-i Muhammed’den utanmalı, onun sünnetine uymalı ve CTnun ahlakıyla ahlâklanmalıdır: Niçün sen nefs-i emmârı bu gafletden uyarmazsın Muhammed şer’i gülini senün yüzine urmazsın (235/1) Utanmazsın Habib’ünden o derdine tâbibünden Ne kim dilersen işlersin meğer Hakdan utanmazsın (235/6) Varlığın yağmaya virdi irdi ma’na-yı Resul Ol kapudan gir içerü yüri var kıl a hâzır 8. Emr-i ma’ruf (Y/9-M/10) 9. Nehy-i münker (Y/lO-M/10) Seri’at, kısaca özetlenmek gerekirse Allah’ın emrettiklerini yapma, yasaklarından kaçma olarak ifade edilebilir. Bu ise emr-i ma’ruf/nehy-i münker dir: Evvel kapu şeriat emrü nehyi bildürür Yuya günahlarunı her bi Kur’an hecesi (351/3) b) Tarikat Makamları; 1. Tevbe (Y/l-M/1) Tarikatte ilk makam bütün günahlardan halisane tevbe’dir. Bu samimi istiğfar ile nefs kal’ası yıkılır: Yunus gel âşıkısan tevbe eyle Nasuha tevbe ucı kutlu oldı (387/9) Toğrulık mancınığı istiğfar taşıyıla Toğrulık vardı atıldı yıkıldı nefs kal’ası (375/5) 2. El Almak (Y/2-M/1) Mürid ne kadar güçlü olursa olsun pirin himmeti olmadan Hakikat’e ulaşamaz. Bunun için mürşidden el almalıdır: Hak ere ben um didi varlığın ere kodı Erenlerim himmeti yirden göğe direkdür (84/5) Yunus bu himmeti erler eteğini tutmakta bulmuştur: İy yaranlar iy kardeşler görün beni n’itdüm ahî Ere irdüm eri buldum er eteğin duldum ahî (399/1) Anladum kendü halümî gÖzledüm toğrı yolumı Dutdum ulular eteğin Hazretle ben yitdüm ahî (399/5) N’itdi bu Yunus n’itdi bir togrı yola gitdi Pîrler eteğin tutdı Allah görelüm neyler (71/13) 3. Havf (Y/3-M/6) 4. Recâ (Y/4-M/7) Mümin havf ile recâ arasında olmalıdır. Yani korku ile ümit arasında olmalıdır. Ancak fena makamında bu halin önemi kalmaz: Dünyaya gelen kişiler yola bile gelmek gerek Ölümüm anubanı dün ü gün ağlamak gerek (137/1) Okursun tasnîf kitab nice bina vü i’râb Havf u recâ sende yok eyle ki Tatar’sın (248/4) Kaçan kim ben beni bildüm yakin bil kim Hakk’ı buldum Korkum anı buluncaydı şimdi korkudan kurtuldum (176/1) Havf u recâ nişe gelür varlık yokluk bıragana İlm ü amel sığmaz anda ne terazu ne hod sırat (17/7) 5. Pire Hizmet (Y/6-M/5) Hak âşıklarının erkanı pire hizmettir: Şeyh-i kâmil hizmetinde fariğ olma iy Yûnus Kulluk itmek pîrine erkânıdur âşıklarun (150/6) 6. Nasihat dinlemek (Sohbet) (Y/8-M/9) Istılah olarak bir mürşidin müritlerine yaptığı konuşmadır ki Hz. Peygamber’in sahabe ile yaptığı sohbetten gelir.Mürşit, o peygamber sohbetini valeyet nuruyla cezbedip velayet kemali ile nakleden kimsedir. Bu sebeble erenlerin sohbeti (nasihati) marifeti artırır: Erenlerün sohbeti arturur marifeti Bî-derdleri sohbetden herdem süresüm gelür (46/5) 7. Tecrid (Y/9-M/4) 8. Tefrîd (Y/10-M/4) Tecrid kalbi mâsivâdan arındırma, tefrid ise Allah’la birlik olma halidir: Aşıklarun ne kim varı tecrid gerekdür arada Her nesneye ol hükm ider yol içinde yolı var (32/4) Niçe bir tecrid ü tefrîd ü mücerred münferid Niçe bir cinni vü ins ya niçe şeytan olam (201/11) c) Marifet Makamları: 1. Fena (Y/l-M/8) Kul bu makamda kendinden ve sıfatlarından fani olarak Hakk’ın sıfatlarıyla baki olur. Yunus fena olmadan vuslatın olamayacağını ifade eder: Yûnus canunı berk it bildüklerini terk it Fena olmayan suret şahına vâsıl olmaz (110/8) Beni sorman bana bende değilem Suretüm boş gezer tondan içerü (290/3) 2. Tahammül (Sabr) (Y/3-M/4) Tahammül nefsin bir takım meşakkatlerine katlanmaktır. Bu belalar ilâhî bir imtihandır. Derviş sülukta bu belalarla uğraşır: Kimden Öğüt istersem sabır gösterür bana Sabrumun perdesini mahabbet odı yakdı (363/3) Miskin Yûnus sabr eylegil bu dünyanın zahmetine Dürlü cefaya katlanur sen Sultan’a iren kişi (372/12) 3. Helal ve Güzeli İsteme (Y/4-M/4) Yunus Emre helalin zıddı olarak haram mevzuunu ele almış, kişinin haramdan elini kesmesini helale yönelmesini istemiştir. O’na göre nefsini haramla toylayanın kıyamette yüzü kara olacaktır: Kesgil haramdan elün kesgil gaybetden dilün Azra’il el’irmedin bu dükkanı dir gider (35/4) Bunda zalimlik eyleyen nefsi haramla toylayan Yüzleri kara kopısar öz canları rahat degül (154/4) 4. Marifet Kılmak (Y/5-M/9) Gerçek arif Hakk’ı bilen Hak’tan haber alan kişidir. Marifet gönül hazinesidir. Bu hazine aşk ile ele geçer. Marifeti söz ile dile getirmek bir kibir alâmetidir. Bunlar marifet yoksuludur. Üçüncüsü marifet can gönül gözin açar Bak ma’ni sarayına Arş’a değin yücesi (351/5) Kişi Hakk’ı bilmek gerek Hak haberin almak gerek Bir sözi söylemek gerek kimse anı bilmez ola (327/7) Olmaz sözi dimezem ben marifet ehline Zira disem inanmaz ağacda bitdi karpuz (106/6) Söylerem ma’rifeti sâlûslanuram katı Miskinliğe dönmeğe gönlümden kibir gitmez (117/3) 5. Dünyayı Terk (Y/7-M/8) Dünya terki, ibadetlerin başıdır. Dünya terki, cihan terki, bildiklerinin terki, vücud terki, iki cihan terki, mal terki, kendini terk gibi adlar verdiği bu makamda söylediği muhtelif şiirlerinde Yunus,dünyayı terk etmiştir: Camım bu tene gireli nazarum yokdur altuna Düşdüm ayaklar altına topraklayın tozar oldum (222/7) Dünyayı elden bırak olmagıl Hak’dan ırak Sermaye kendisi olmış varlıklar yuyanlara (331/4) İbadetler başıdur terk-i dünya Eğer mü’minisen ana inanasın (279/10) 6. Vücud Makamını Bilmek (Y/9-M/10) Vücud birbirine zıt, od, su, toprak ve yel’den ibaret olan “anasır-ı erbaa” nın terkibiyle ortaya çıkmıştır. Dolayısıyla bu zıt unsurların birbirlerine muhalefetinden nefsin süfli faaliyetleri ortaya çıkar. Dört unsurun her birinin asıllarına gitmesi ile, yani teni terketmesiyle kişi fenâ’ya ulaşır. Fenâ’ya ulaşan kişinin vücudu ise aslî varlığı olan cevher’e (nur) rücu eder. Bu görüş dolayısıyla tasavvufta insan-ı kâmil’in vücudu kesretin tamamını bizatihi kendinde toplayan bir kül’dür. Yûnus bu sırra vakıftır: Ma’nâ bahrine talduk vücûd sırrını bulduk iki cihan ser-te-ser cümle vücûdda bulduk (133/1) Vücııddan gelmeyince kimse Hakk’ı bilmedi Bu vücûddan gösterdi dost bize didârını (397/4) d) Hakikat Makamları: 1. Alçak Gönüllülük (Tevazu) (Y/l-M/1) Tevazu şeytan ameli olan kibr’in zillidir. Şeytan, kibr’inden dolayı Adem’e (a.m.) Secde etmemiş, dolayısıyla cehennemlik olmuştur. Bu sebeble kibir, mutasavvıflarca hiç boş karşılanmaz. Buna mukabil tevazu yüceltilir: Korkarısan sen Tanrımdan gel alçak olgıl kamudan Ol güni ince sıratdan bil kamular geçmek gerek (137/5) İy bana eyü diyen benem kamudan kemter Şöyle mücrimem yolda mücrimler benden server (41/1) 2. Kendini ve Malını Hak Yoluna Sebil Etmek (Y/4-M/3) Hakka vasıl olan kişi dünyevi kayıtlardan kurtulur. Dolayısıyla mal, mülk gibi verilmesi nefse zor gelen şeyler Hak yolunda sebil edilmelidir. Her kim tarîka gire gerek mal terkin ura Yola toğrı can vire bu tarikat içinde Ger toğrı turmazısa mal terkin urmazısa Yola can virmezise tuymaz sohbet içinde (295/16, 17) Kanı buldum niderem ben ayruğı Yağmaya virdüm bugün dükkanımı (389/5) 3. Kimseyi İncitmemek (Y/5-M/4) Tasavvuftaki, gönül-kâbe münasebetiyle insana ve onun gönlüne hususi bir kıymet isnat edilir: Bir kez gönül yıkdumsa bu kılduğın namaz degül Yetmiş iki millet dahi elin yüzin yumaz degül (166/1) Ve hatta bu kişiden kendisine karşı oldukça büyük kötülükler gelmiş olsa bile yine de o kişiye kötülükle mukabele edilmemelidir. Yunus bu hoş görüyü şu şekilde dile getirir: Her kim bizi yerer ise Hak dileğin virsün ana Urmaklıga kasd idenün düşem öpem ayağını Her kim bize taş atarısa güller nisar olsun ana Çırağuma kasd idenün Hak yandursun çırağın (376/4-5) 4_ Seyr-i Sülük Kılmak (Y/7-M/7) Süluktan gaye Allah’a vasıl olmak için ahlâkı güzelleştirmektir. Süluk esnasında bir takım haller yaşanır, makamlardan geçilir. Bu haller Allah ile sâlik arasında bir sırdır. Bu manevî yolculuğu Yunus, Yol iletmek, sülük seyr etmek, kanatlanıp kuş olup uçmak, yolca yürümek, sefer kılmak, Hakk’a yol varmak gibi kavramlarla ifade eder: Levh ü kalem’de yazılan tertîb-i tevhid oluram İlm-i ledün seyr ü sülük güftâr iden gelsün beri (287/3) Kesildi nefs başı öldi fısk ü fesâd işler kaldı Hak’dan bana nazar oldı kanatlanıp uçar oldum (208/5) Ben bende seyr ideriken aceb sırra irdüm ahî Bir siz daha sizde görün dostı bende gördüm ahî (370/1) 5. Sır Saklamak (Y/8-M/8) Sır Allah’ın zatı ile alakalı bir kavramdır. Bu kavramın anlaşılması hal ve zevkle mümkündür. Bu hal ise dile gelmez, ilme kitaba sığmaz: Aşıklarun halini âşık olanlar bilür Işk bir gizlü hazinedür gizlü gerekdür esrar Korkaram söylemeğe şeri’at edebinden Yohsa eydeydüm sana daha ayruksı haber (26/7,8) Yûnus sen bir olgıl gönülde sır olgıl Ki derviş olanlar bu sırdan tuyalar (62/8) 6. Şeriat, Tarikat, Marifet, Hakikat Makamını Bilmek ve Amel Kılmak (Y/9-M/7) Vuslat talebinde bulunan talib, bu dört makamı bilir ve ona göre amel kılarsa dervişlik ona helaldir. Aksi halde bu talep ona haramdır. Ve o kişi de tarikatte cahildir: Sualüm var tapuna iy dervişler ecesi Meşayıh ne buyurur yol haberi nicesi Virgil su’ale cevab tutalum olsun sevâb Şu’le kime gösterür ışk evinün bacası Evvel kapu şeri’at emr a nehyi bildürür Yuya günahlarunı her bir Kur’an hecesi İkincisi tarikat kulluğa bil baglaya Yolı togrı varanı yarlıgaya hocası Üçüncüsi marifet can gönül gözin açar Bak ma’ni sarayına Arş’a değin yücesi Dördüncüsi hakikat ere eksük bakmaya Bayram ola gündüzi Kadir ola gicesi Bu şeriat güç olur tarikat yokuş olur Marifet sarplık durur hakikatdür yücesi Dervişün dört yanında dört ulu kapu gerek Kancaru bakarısa gündüz ola gicesi Ana iren dervişe iki cihan keşf olur Anun sıfatın öger ol hacalar hocası Dört hal içinde derviş gerek siyaset çeke Menzile irmez kalur yol eri yuvacası (351/1-10) Dört kapudur kırk makam yüz altmış menzili var Ana irene açılur vilâyet derecesi (351/13)

Reklamlar

Alevikutuphanesi hakkında

Neden Aleviyiz? Yaşamı, evreni, dünyayı, insani ve bütün bunlarla ilintili ne varsa; doğru tanımlamak, kavramak, anlamak için Aleviyiz! Neden Aleviyiz? Kuranı kutsal kitap. Hz. Muhammed`i peygamber, Hz. Ali`yi ve On İki imamları rehber, Hacı Bektaş Veli`yi Hünkar, Pir Sultan Abdal`i Pir olarak bildiğimiz için Aleviyiz! Neden Aleviyiz? Asırlardır yok edilmek istenen, baskılara, katliamlara, iftiralar maruz kalan mazlum bir toplumun, haksızlığa ve zalimliğe boyun eğmeyen bir toplumun üyesi olmak için Aleviyiz! Neden Aleviyiz? Asırlardır insanlığa ışık tutan erenlerin, evliyaların, cümle kamil insanların şerefli ve aydınlık yolunda yürümek için Aleviyiz! Neden Aleviyiz? Yozlaşıp değerlerimize yabancılaşmamak için, Yobazlaşıp gerici gelenekleri inanç diye bilmemek için, Serçeşmeden yoksun kalmamak için, Yoksul olmamak için Aleviyiz! Bütün yozlara ve yobazlara inat ALEVİYİZ! ALEVİLİK inancımızdır

Eylül 14, 2013 tarihinde KONULAR içinde yayınlandı ve , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin. Dort Kapı Kırk Makam için yorumlar kapalı.

Yorumlar kapalı.

The WordPress.com Blog

The latest news on WordPress.com and the WordPress community.

Alevi Kütüphanesi

Bismişâh Allâh Allâh Gerçeğe Hû

%d blogcu bunu beğendi: