Blog Arşivleri

ALLAH, MUHAMMED, ALİ ÜÇLEMESİ

Ozanlarımızın şiirlerinde, Alevîlik’in temeli olan Allah-Muhammed-Ali üçlemesi görülür. Hz. Ali bu üçlemenin son halkasıdır. Yani Allah (Yaratıcı), Hz. Muhammed (Tanrı’ nın velisi, peygamberin vasisi)’dir. Bazıları bu üçlemeyi Hıristiyan teslisiyle karıştırmaktadır. Oysa bu üçleme teslisten çok farklı ve tamamen ayrı bir kavramdır. Ozanlarımızda bu üçleme şöyle işlenmiştir: Şah İsmail Hatayî: Bülbül oldum gül dalında şakırım Allah medet ya Muhammet ya Ali Yerden gökten ağır kandildeki nur Medet Allah ya Muhammed ya Ali Din serveri Hak Muhammed Ali’dir Bizden ihtiyarlar bizden uludur Hak Muhammed Ali üçü de uludur Birini almazsan üçü de birdir. Allah – Muhammed – Ali, Değişlerin de görüldüğü gibi bir bütün olarak görülür. Bir bütün olarak alınır bununla ilgili bir Bektaşi Menkibesini verdikten sonra konuyu daha iyi anlayacağımızı düşünüyorum. “Tekkenin yeni,açıkgöz saliklerinden biri Bektaşiliği anlamış da,bu Allah,Muhammed ve Ali şekillerine akıl erdirememiş. Evvela rehberine bilemeyince onun delaletiyle mürşidine sormuş.”Ne olursun şu Allah,Muhammed ve Ali farklarını bana öğretir misin? ” Mürşid tarikatın haz olunması devrelerine girmeyen bu konuyu açıklamaktan çekinmeyerek başlamış şöyle anlatmağa; -Yavrum üçü birdir. Bir desen günah olur, üç dersen günah olur. Çünkü Allah Allah’tır, Ali Allah’tır. Muhammed onun kuludur, hem mürşidi. İkisi birdir. Fakat aslında üçü birdir. biri de üçtür. Baş, gövde ve ayaklar gibi … -Salikin aklı bir türlü eremediğinden aval aval bakmış. Mürşid devamla daha bir çok , fakat aynı çevrede söz söylemiş. Sonunda adamcağızın nefesi tükendiği , ağzı köpürdüğü halde kendi de içinden çıkamamış kızarak sormuş: Anladın mı? evlat dava bundan ibarettir. Salik haklı olarak “ anlamadım “ demiş. Bunun üzerine Bektaşi babası asabileşerek sesini yükseltmiş: -Anladım de, anladım de demiş. Yoksa anlayamazsın. Otuz yıldır bu kapının ekmeğini yerim bende anlayamadım . Anlatımda konuya mizahi bir yönle yaklaşılmış. Fıkrada Alevi inancındaki çelişkiyi anlatıyor. Ancak genelde Alevîlerde Allah-Muhammed-Ali bir bütün olarak alınmasına rağmen Allah (Tanrı), Muhammed (Peygamber), Ali (Veli, vasi) olarak bir bütünü oluşturur. Yani Hıristiyanlıkta olduğu gibi Allah-oğul Allah-kutsal ruh inancından tamamen farklıdır. Ozanlarımızda da bu şekildedir. Kul Himmed’te bu şöyledir: Hak Muhammed Ali dilimde virdim. Hak Muhammed Ali sevgili dostum. Allah medet ya Muhammed ya Ali. Yusuf kuyusunda zindana düştüm. Sevdiğim Allah bir Muhammed Ali Hak Muhammed pirim Ali . Hak Muhammed Ali bilir halimden. Pir Sultan Abdal’da Allah – Muhammed – Ali Üçlemesi Allah bir Muhammed Ali’dir Ali Gel Muhammed Ali katarına gel Allah birdir Hak Muhammed Ali’dir Anın ismi cümle alem doludur Bu yol Hak Muhammed Ali yoludur Gel Muhammed Ali dergahına gel Yürek yaralıdır sen ver ilâcı Yetiş Allah ya Muhammed ya Ali Allah medet ya Muhammed Ya Ali Hak Muhammed Ali üçü bir nurdur Söyleyen Muhammed dinleyen Ali Allah – Muhammet – Ali’den yardım isteniyor. Bir kişiymiş gibi anılıyor, ama Alladın birliği özellikle vurgulanıyor. Son beyitte “Hak Muhammed Ali üçü bir nurdur” denerek kandil olayı anlatılıyor. Muhammed–Ali, Tanrı nurundan yaratıldığı için Hak deniyor. Bu dünyanın evvelini sorarsan Allah bir Muhammed Ali’dir. Bilindiği gibi Allah ezelidir. Muhammed ve Ali’de ilk yaratılan varlıklar oldukları için evveldir. Özümü zulmete salmazam Allah bir Muhammed Ali Ben gayri nesne bilemezem Allah bir Muhammed Ali Tasavvuftaki tanrıdan başka nesne kabul etmeyen görüşe uygun olarak Allah-Muhammed-Ali’den başka bir varlık olmadığını söylüyor. Kul Himmet: Her sabah her sabah ötüşür kuşlar Allah bir Muhammed Ali diyerek Bülbüller gül için figana başlar Allah bir Muhammed Ali diyerek Allah Muhammed Ali Üçü bilece geldi Allah Muhammed Ali Birbirine eş geldi

Reklamlar

Tokat ” Hubyar Semahı”

Semahın da kaynağının Hz. Muhammed`in mihraçtan gelirken Kırklar Cemine uğramasına ve orada ortaya çıktığına inanırlar. Mevlevi semahından oldukça farklı olan semahın kültürel kaynağının izlerini Asya ve Anadolu medeniyetlerinin derinliklerine götürmek olasıdır. Aleviler döndüklerinde semahı ibadetlerinden ayrı düşünmek ve incelemek yanlıştır. Aleviliğin kutsal kitabı olan İmam Cafer Buyruğu, halk arasında yaşayan mevcut semah 12 Hizmetin biridir ve biri olarak yapılır. Yani semah o toplumun bir parçasıdır. Ülkemizde alevilik kendini tanıtmaya başladıktan beri semah dönmek, güncellik kazanmıştır. Yüzyıllarca gizli saklı yapılan cem ayinlerinin bir parçası olan semah yapılan çeşitli törenlerde şenliklerde, folklorik gösteriler içine konulmuştur. Bu durum ilk başta alevilerin hoşuna gitmiş, kendi kültürlerinin tanınmasına hizmet eder düşüncesi ile seyirci kalınmıştır. Yapılan semahlar alevi olan ve olmayan kesimlerce tanınmış ve paha biçilemeyecek durumda beğeni kazanmıştır. Çünkü alevilerin bazıları, ana ve babadan doğup da toplumu derneği görmemeye başlamıştı ve görüp öğrenmeye çalışıyordu. Bu nedenle semahlar alevilerin ibadeti olan cemin bir parçasıdır. Onun yeri orasıdır. Semah dönmek eğlence aracı olamaz. Semah içkili düzensiz yerlerde asla olamaz. Semah dönmek cem ayini dışında olsa olsa çok ağır başlı bir biçimde özüne uygun bir tarzda Hacı Bektaş-ı Veli`yi anma töreni, Abdal Musa anma töreni veya buna benzer türbe anma törenlerinde olabilir. Ağırbaşlı etkinlikler dışında yapılmamalıdır. Bu kaygımızı ifade edersek semahın kaynağı olan Hz. Muhammed`dir. Mihraca gitmesi ve Kırklar Meclisi`ne uğramasını tarihsel kaynaklarımıza dayanarak vermeye çalışalım. Çünkü alevi inancında cemin ve semahın kaynağı Kırklar Cemidir. Bu kaynağı bilmeden cem ve semah anlaşılamaz. Hiçbir semah türünde elele tutulmaz. Semahta esas figürler el ve ayak figürleridir. Eller ve kollar kuşun uçuşunu simgeler. En çok görülen figür ise sağ elin ayası yukarıdan alır, sol el de yere dönüktür. Bu figür Hak`tan almanın halka verilmesini simgeler. Semaha Türkçe sözlü deyişlerle dönülür. Semah dönerken hiçkimsenin ortamı bozacak tavırda bulunması mümkün değildir. Orneğin sigara içilemez. İçki içilemez. Diz üstü ya da bağdaş kurularak oturulur. Gürültü edilemez. Semah dönenlerin ritimini izleyenler de Allah Allah diye tempo tutarlar, dede dua verir, bak için olmaya, Hak için ola, Allah Allah, der. Cemat de Allah`a yalvarır. Hubyarlı üç erkek üç kadın veya iki erkek iki kadın semah ederler. Oniki Hizmet Sahipleri 1- Dede, Cemi yönetir, muhabbet ve dua eder. 2- Rehber, Ceme katılanlara yardımcı olur. 3- Gözcü, Cemde düzeni sağlar, geleni yerleştirir. 4- Çırağcı, Çırağın yanma ve takılmasını sağlar. 5- Zakir, Aşık deyiş duvaz mihraçlama nefes söyler 6- Feraşçı, Süpürge çalar, cem hizmetine bakar. 7- Saka, Meydan görevlisi, saka suyu dağıtır. 8- Lagup, Sofra işleriyle görevlidir. 9- Peyik, Cemiyeti toplar. 10- Pevrazcı, Pevraz semah yapar. 11 – İznikçi, Cemevinin temizliğine bakar. 12- Bekçi, Ceme gelenin gidenin iç ve dış güvenliğini sağlar. Yüce Dağ Başında (Hubyar Semahı) Yüce Dağ Başında Bir Kuş Uçurdum Ana Nenni Nenni Bir Kuş Uçurdum Ben Meylimi Bir Güzele Düşürdüm Dilber Nenni Nenni Yavrum Düşürdüm Duydum Nazlı Yarim Yad Eller Almış Ana Nenni Nenni Yad Eller Almış Vallah Dostlar Ben Aklımı Şaşırdım Dilber Nenni Nenni Vallah Şaşırdım Yürü Güzel Yürü Yolundan Kalma Ana Nenni Nenni Yolundan Kalma Her Yüze Güleni Dost Olur Sanma Dilber Nenni Nenni Dost Olur Sanma Ölümden Korkup Da Sen Geri Dönme Ana Nenni Nenni Sen Geri Dönme Yiğidin Alnına Yazılan Gelir Dilber Nenni Nenni Yazılan Gelir Ceylan Bakışına Kurban Olduğum Sallanma Karşımda Öldürme Beni Ah Gülüm Gülüm Yürüsene Yavrum Mecnun Edip Beni De Düşürdün Çöle Kerem Gibi Burda Da Yandırma Beni Ah Gülüm Gülüm Yürüsene Yavrum Bu Kadar Sallanma Da Öldürdün Beni Ölürüm Unutmam Da Sevdiğim Seni Ah Gülüm Gülüm Yürüsene Yavrum Bırakın Sallansın Da Nazlı Gelini Güzelin Döndüğü De Meydan Öğünsün Ah Gülüm Gülüm Yürüsene Yavrum Hubyar Eğitim Vakfı Hubyar Köyü Kültür Ve Sosyal Yardımlaşma Dernegi http://www.hubyardernegi.org/menu_detay.asp?id=25430

CEM TEVHİD MUHAMMED DOĞDUĞU GECE AŞK İLE

The WordPress.com Blog

The latest news on WordPress.com and the WordPress community.

Alevi Kütüphanesi

Bismişâh Allâh Allâh Gerçeğe Hû