Kategori arşivi: Hakkımızda

Alevi-Bektaşilerin Bilinmiyenleri

Alevi-Bektaşilerin Bilinmiyenleri
Degerli canlar… Alevi ve Bektaşiler hakkında pek çok bilinmeyen vardır… öncelikle ilk olarak Kurtuluş savaşında Alevi-Bektaşilerin rolü üzerine bazı gizli kalmış bilgileri sunmak istedim.. Teşkilatı Mahsusa (MİT): Alevi ve Bektaşiler tarafından kurulmuştur… Aleviler Öncelikle Kurtuluş savası süresince… İstanbul’dan Anadoluya adam ve askeri araç kaçıran gizli örgüt Mim Mim gurubunu kurmuşlardır… Mim Mim gubununda içinde yer aldığı… Teşkilatı mahsusa’nın başkanı Albay Hüsamettin (Ertürk) Bey Bektaşidir. ( Kaynak: S.N Tansu, iki devrin perde arkası Sayfa. 530) *** İstanbul’un çeşitli semtlerinde ulusal örgüt kuranların başında… Erenköy’deki Didariye Dergahı gelir… Bu dergahın başında ise Bektaşi İbrahim Mihrabı baba vardır. *** Kuzguncuk Ulusal Kurtuluş Örgütü: Kurucusu Bektaşi Ali Nutki baba’dır Buna benzer sadece İstanbul’da 14 gizli örgüt kurulmuştur.. bunlardan bazıları Topkapı’da Şeyh Abdullah tekkesi, Sütlüce’de Seyh Hüseyin baba tekkesi.. Rumelihisarında Şehitler tekkesi… Anadolu yakasında çamlıca ve Merdivenköyünde Şahkulu Tekkesi… Üsküdar tekkesi… Fakat bunlar içinde belki de en önemlisi Atatürk’ünde saklanmak ve gizli toplantılarını yapmak için gittiği yer Olan Özbek tekkesi’dir ki…. Bu tekke İsmet paşa.. Fevzi Paşa… Nurettin Paşa… halide Edip Adıvar gibi Kurtuluş savasında isim yapmış bir çok kişinin Anadoluya gizlice geçişini sağlamıştır…***Hz. Ali’nin ” ZÜLFİKAR” adlı kılıcı.. Mısır Meliki Mukavvas tarafından önce Hz. Muhammed’e hediye edilmiştir… ***Uhud savaşında Peygamber… Kendisini düşmandan Kurtarırken.. kendi kılıcı ikiye ayrılıp kırılan Ali-el Mürtezaya, Zülfikar’ı vermiştir… Bu tarİhten sonra Zülfikar’ı kuşanan olmuş… ve peygamber’in ölümüne kadar da Zülfikar ile savaşlara katılmıştır.. ***Peygamber’in vasiyeti üzerine Zülfikar … Peygamber’in ölümünden sonra kınna sokuldu ve Hz. Ali bir daha bu kılıçla savaşmadı… *** “ZÜLFİKAR” YAN YANA İKİ DİLİ OLAN BİR KILIÇTIR.. ***Bu çatallardan bir ucu “İLİM’İ” diğer ucu “ADALET”İ temsil eder… *** Bu kılıç üzerine yazılmış şiirlere “Zülfikarname” denmiş olup Bektaşi edebiyatı içinde önemli bir yer turar *** Alevi bektaşi inancında Sahib-ül Zaman 12. İmam Efendimiz Mehdi.. Zülfikar ile zuhur edecektir… Allah Eyvallah…Batı illerindeki Alevi-Bektaşi direniş kuvvetlerinin benzerleri Anadoluda da kurulmuştur. ***1 Dünya savaşının sonunda Emperyalist güçler doğudaki bir çok Şafii kürt ve ermeniyi silahlandırmış ve bunun sonucunda Erzincan da Kars da gümüşhane ve Erzurumda bir çok katliamlar olmuştur..(Ermeni iddialarının aksine asıl katliama uğrayan Bölge halkıdır bu dönemde..) *** Bölgenin işgali sonrasında Buraları savunmak yöre halkına düşmüştür… ***Bölgedeki Alevi halkın bağlı bulunduğu Erzincan, Tercan, Varto, Hınıs ve DERSİM bölgelerinde bulunan aşiretler topraklarını…. Ruslara ve Ermenilere karşı savunmak için milis alayları kurmuşlardır. **Hormek Milis Alayı… Balaban Aşiret Alayı…Çarekli Mustafa Bey… Şalavanlı Aşiret Başkanı Mehmet Ağa…. Milis Güçleri *** Kureşanlı Şah Haydar Ağa… Milis güçleri ***Bu aşiretler Mir alay Kazım (Orbay) ile birlikte olmuş ve büyük yararlılıklar göstermişlerdir. *** Vahit Paşa’nın 3. ordusu ile Balaban Aşireti Gülağa’nın 500 kişilik Milis kuvvetleri birleşince Dersim bölgesinde Ruslarla Dersimliler arasında büyük ( Pülümür-Dersim dağlarında) büyük çarpışmalar olmuş Ruslar dersime girememiştir. *** Savaşta Doğu bölgesinde işgal edilemeyen tek bölge Dersim’dir. Savaş sonrasında Bölgeden seçilen Diyap Ağa Atatürk’ün en yakın arkadaşlarından olmuş Atayı destekleyen kişilerin başında gelmiştir. Kaynak: M. Şerif FIRAT- Doğu İlleri ve Varto Tarihi. sayfa: 170 ve sonrası) Saygılarımla.. ***Bir çok yerde desteğini Atatürk’den esirgememiş olan Alevi-Bektaşilerden Atatürk kesin bir destek almak için Hacı Bektaş dergahına gitti… **** O Dönemde Çelebi Cemalettin Efendi Dede postunda oturuyordu… Cemalettin Efendi Atatürk’ü beş taşlarda dergah dışında karşıladı…Bu karşılama Alevi-bektaşilerin Ata’ya olan sevgi ve saygısını gösteriyordu *** Yapılan toplantıda Ata Alevi-Bektaşilerin desteğini istiyordu. Cemalettin efendi de yanlarında olacaklarını… Hatta (Ata Cumhuriyet fikrini ilk olarak orda söyledi) Cumhuriye’tin kurulacağı günü sabırsızlıkla beklediklerini söyledi. *** Cemalettin Efendi dergahın bütün ambarlarını ve yüklü bir parayı kurtuluş savaşında kullanılması için Ata’nın emrine vermiştir. Dersim halkı ve Ata *** Atatürk Erzurum kongresinden sonra sivas kongresine gitmek için Erzincan bölgesinde Çardaklı bölgesine yaklaşırken… Kendisine El-Aziz (Elazığ) valisi tarafından pusu kurulduğu ve öldürüleceği haberi gelir. **** Ata Fakat Ata kararlıdır. yoluna devam eder. Boğaza geldiklerinde.. Heyet pusuya düşer… Paşa bağırarak: –Ne istiyorsunuz? Kolbaşı Diyap Ağa: — Sizi yakalayıp İngilizlere teslim etmek üzere Elazığ valisinden emir aldık der.. Ata: — O halde ne duruyorsunuz? der. Diyap Ağa: –Siz bu vatanın kurtuluşu için çalışıyorsunuz.. Biz Ali Galip’i dinlemeyeceğiz.. ve sizin yanınızdayız der.. M. Kemal gülümsereyek bu yanıtı alınca tesekkür eder. ***Diyap Ağa daha sonraki dönemlerde Milletvekili olacak ve Ata’nın en yakınları arasına girecektir. Hacı Bektaş-ı Veli ***Horasan’nın Nişabur kentinde doğdu.. *** Babası İbrahim Sani (Seyid Muhammed) dir ve soyu Hz. Ali’ye dayanır. *** Annesi Ünlü alim Ahmed Amii Nişaburi’in kızı Hatem Hatun’dur.. *** Doğum tarihi tam olarak bilinememekte 1200 lü yıllarda yaşdığı bilinmektedir. *** Ahmet Yesevi’nin öğrencisi Lokman Parande’den ders almıştır.. kardeşi menteş ile Hocasının talimatıyla.. Necef-Mekke-Medine- ve Halep üzerinden Anadoluya geçmiştir. *** Anadolu Aleviliğinin Kurucusu kabul edilir ve Dört Kapı Kırk Makam öğretisi Hünkar’a aittir. *** Makalat… Vilayetname… en önemli eserleridir. Allah Eyvallah Ne çare zahide kızılbaş olduk Daima bade-i gülfam süreriz Bezmimize mahbub bir saki bulduk Onun için böyle sarhoş gezeriz Bektaşiyiz ya HU etmeyiz inkar Namımız söylenir dillerde her bar Bizlere bir mahbub olursa şikar Kırk kişiyle onu heman vururuz Harabi nedir bu melamet Efsane söyleyip uzatma kali zahid ağzı torba misali çekince yuların ağzın büzeriz.. yazan Harabi Hacı bektaş-ı Veli.. Öncelikle Afşin-Elbistan’ın Ashab-ı Keyf mağarasın’da kaldığı, daha sonra Kayseri-Ürgüp-Sineson köyü üzerinde, yedi hanelik küçük bir köy olan Sulucakarahöyük’e vardığı belirtilmektedir.. Hünkar’ı… 12 İmam’a ve de Hz Ali’ye ve dahi Peygamber’e ulaştıran Soy seceresi ise aşağıdadır. 1- İbrahim Sani Bin Hacı Bektaş-ı Veli 2-Seyyid Musa El sani bin İbrahim Sani (Seyyid Muhammed) 3- Seyyid Musa El sani 4- Seyyid Muhammed bin İshak 5- Seyyid Hasan bin Muhammed 6- Seyyid Muhammed bin Hasan 7- Seyyid Mehdi bin Muhammed 8- Seyyid Muhammed Sani bin Mehdi 9- Seyyid Hasan bin Muhammed Sani 10- Seyyid Mükerrem Mucap bin Hasan 11- İmam Musa-i Kazım bin Mükerrem Mucap (İbrahim) 12- İmam Musa-i Kazım kanalıyla Hz. Ali…Atatürk’ün babası Ali Rıza Efendi’nin…. Jön Türklerden Namık Kemal’in.. Şinasi’nin… ve Neyzen Teyfik’in Bektaşi olduğunu… biliyormuydunuz.. Cumhurbaşkanı cemal Gürsel’in Alevi olduğunu biliyor muydunuz? Osmanlı İmparatorluğunun asıl adının devlet-i Ali olduğunu ve osmanlı kaynaklarında “osmanlı İmparatorluğu kelimesinin kullanılmadığını …. biliyor muydunuz* Osmanlı İmparatorluğunun Kurucusu sayılan Osman bey’in asıl adının OTMAN olduğunu.. **Yeniçerilerin Pirinin Hacı Bektaşı Veli olduğunu. Pir Duası almadan savaşa gitmadiklerini….. Abdal Musa’nın ve Geyikli Baba’nın Bursa’nın fethine bizzat katıldığını… biliyor muydunuz.. ***Osmanlı Padişahlarının Yavuz Sultan Selim’e kadar Bektaşi-Alevi Ayini cemlerine katıldığını ve Alevi olduklarını biliyormuydunuz… İlk Alevi kaynakları arasında Dede Korkut kitabI’nın yer aldığını…. içinde yer alan Dualarda Hızır peygamber’den… Hz. Ali’den ve Ehl-i beyt’ten bahsettiğini biliyormuydunuz… Saygılarımla..Cumhurbaşkanı cemal Gürsel’in Alevi olduğunu biliyor muydunuz? Osmanlı İmparatorluğunun asıl adının devlet-i Ali olduğunu ve osmanlı kaynaklarında “osmanlı İmparatorluğu kelimesinin kullanılmadığını …. biliyor muydunuz* Osmanlı İmparatorluğunun Kurucusu sayılan Osman bey’in asıl adının OTMAN olduğunu.. **Yeniçerilerin Pirinin Hacı Bektaşı Veli olduğunu. Pir Duası almadan savaşa gitmadiklerini….. Abdal Musa’nın ve Geyikli Baba’nın Bursa’nın fethine bizzat katıldığını… biliyor muydunuz.. ***Osmanlı Padişahlarının Yavuz Sultan Selim’e kadar Bektaşi-Alevi Ayini cemlerine katıldığını ve Alevi olduklarını biliyormuydunuz… İlk Alevi kaynakları arasında Dede Korkut kitabI’nın yer aldığını…. içinde yer alan Dualarda Hızır peygamber’den… Hz. Ali’den ve Ehl-i beyt’ten bahsettiğini biliyormuydunuz… *** Araplar tarafından kullanılan Hicri takvim’in Hz. Ali Tarafından olşturulduğunu ve peygambere önerildiğini biliyor muydunuz? [COLOR=”Red”]*** Babasının adı Ebu Talib olarak bilinmesine karşın asıl adının Abd’ül Menaf’tır. Hz. Ali’nin Annesinin adı ise Esed Kızı Fatıma’dır.. *** Hz. Ali 598 yılında mekke’de recep ayının 13. de bir Cuma günü Kabe’de doğmuştur. ( burada doğan tek kişidir).. Ve putlara Peygamberle birlikte hiç tapmayan tek kişidir.. Mekke’nin fethinde.. Peygamberin Omuzları üstüne çıkıp bütün putları yıktığını biliyor muydunuz? (Bu nedenle bir adının da Keremeullahi-veç’dir) *** Hz. Ali’nin Talib, Akil ve Cafer adında üç erkek ve Ümmühan adında bir kız kardesi vardır…
*** Hz. Ali’nin Ünvanı Ebu’l Hasan ‘dır. Peygamber ise ona Ebu’l Turab derdi. Annesi’nin ona Haydar dediği de söylenir… peygamber tebuk savasına giderken.. onu Rıza’sını olarak yerine vekil bıraktı.. Bundan dolayı da “Murteza” denildi.. *** Ayrıca Peygamber Hz. Ali’yi Tanrı’nın Arslanı anlamında “Esedullah” diye çağırırdı.. *** ” Emir’el Miminin ” bir başka adıdır.. ** Peygamber’e ilk Biat eden ve ilk müslüman olan kişidir.. *** Şuara suresi inince akrabalarının içinde Ali’yi kendine vezir atamış ve “Ali benim kardeşimdir, vezirimdir, vasidir. İçinizde halifemdir. Ona itaat edin” demiştir. ***Hz. Celal Abbas’ın…Hz. Ali’nin.. bir Türkmen kızı Olan ve Ümmül Benin olarak bilinen Hüzam kızı Fatma’dan olan oğlu olduğunu biliyor muydunuz?..**Bilindiği gibi yeniçeriler bektaşi olup.. Hacı bektaş dede-babalarına bağlıydılar… yeniçeriler yavudan sonra pasifleştirildi.. başlarında yer alan bektaşi dede-babaları baskı altına alındı.. ve nihayetinde 1876 yılında yeniçeriler kaldırıldı.. bunla birlikte Bektaşilik yasaklandı.. Bütün bektaşi babaları hakkında ölüm fetvaları çıkarıldı.. Bu dönemlerde bektaşi tekkelerine nakşibendi dervişeri getirildi.. *** Yeniçerilerin sancaklarında İmam-ı Ali.. İmam-ı Hasan.. İmam-ı Hüseyin adları vardır.. *** Yine yeniçeri sancaklarında “la feta illa Ali laseyfe illa Zülfikar” yazardı.. *** Bir bilinmiyende Yavuzun çaldıran şavaşında Alevileri alevi-bektaşi yeniçerilere kırdırdığı yalanıdır.. Degerli canlar Yeniçeriler şah İsmail’i Çaldıranda malup edince –oradaki halkla şavaşmayıp— şah ismailin peşine düştüler.. önce İran’a sonra güneye yöneldiler Irak üzerinden Mısıra gittiler *** Anadoludaki Büyük Alevi katliamını ise Yavuzun yanındaki şehüsselem vermiştir.. Çıkarılan fetva ile şafiii kürtler Aleviler üzerine gönderilmiş.. Alevi katliamını yeniçeriler değil Bölgedeki şafii kürtler yapmıştır.. ” hala bölgede cennete gitmek yedi aleviyi öldürmek kafidir.” sözü vardır.. Bu sözler zamanın şayhüsselenmının fetvasına dayanır.. Gerçekler demine Hüü diyelim.. Saygılarımla.. Yeniçerilerin başlıkları Kırmızı Börklerden oluşuyordu.. Bu Hz. Ali’ye ve İmam Hüseyin’e olan bağlılıklarını göstermek içindi.. Ve Savaşa gitmeden önce Gülbank-ı Muhammedi’ye okurlardı… Hz. Muhammed.. Hz. Ali ve Ehl-i Beyt sevgisi üzerine olan bu GülBank-ı Muhammediye’lerden birini sizinle paylaşmak istedim.. “”.. Bism-i Şah, Allah Allah!… İlallah Baş üryan, sine püryan, kılıç al kan.. Bu meydanda nice başlar kesilür, olmaz hiç soran… Eyvallah, Eyvallah… Kahrımız, kılıcımız, düşmana ziyan, Kulluğumuz padişaha ayan.. Üçler, beşler, yediler, kırklar, Gulbank-ı Muhammed, Nur-u Nebi, Kerem-i Ali, Pirimiz, Hünkarımız Hacı Bektaş Veli Demine devranına Huuu Diyelim Huu.” Allah Eyvallah…Degerli canlar … İmam Hüseyin’in ve Ehl-i beyt’in intikamı çok uzun sürmemiş kısa zamanda alınmıştır. ***İmam Hüseyin’in Miladi 10 Ekim 680 tarihinde Kerbela da şehid edilmesi İslam dünyasında büyük infiale yol açtı.. ***Medine’de Mü’minler faziletiyle tanınan Abdullah bin Hanzala’nın etrafında toplanıp Yezid’e isyan etti.. Mekke’de ise Abdullah b. Zübeyir idareyi devralarak Emevilere karşı Kıyam hareketi başlattı.. *** Gelişmelerden haberdan olan Yezid, Medinelilere karşı Müslim b. Ukbe komutasında 10. 000 kişilik bir süvari birliği hazırladı.. İki ordu “harre” denilen yerde karşılaştı.. savası Yezid ordusu kazandı.. Süvari Birliği Mekke’ye yöneldi.. Orada da üstünlük sağladı.. Bir çok sahabe öldürüldü.. yezid’in askerleri peygamber’in mezarına yöneldi.. ve atların ayakları altında yerle bir etti.. Bütün Ehl-i Beyit.. Bu olaya tarihte “İkinci Kerbela olayı ” denir.. Bu savaşta Abdullah b. Hanzala da şehid edildi.. ***Mekke’liler ile Yezid’in askerleri arasında çıkan şavaş’ta ise çok kısa bir süre tahtta kalan yezid öldü.. Bunun üzerine askerler şam’a geri döndü.. ** Yezid’in ölümünden sonra yerine geçen büyük oğlu II. Muaviye minberde ağlayarak hilafetin Ehl-i beyt’in hakkı olduğunu söyledi ve tahtan indi.. Bunun yerine hilafet mervan oğullarına geçti… *** Mervan b. hakem Zamanında ise En büyük ayaklanma İmam Ali’ye… İmam Hasan’a ve İmam Hüseyin’e ihanet eden “Tevabun Cemati” tarafından gerçekleştirildi.. Bu topluluk yaptıkları ihanet nedeniyle pişmanlık duydu.. ve kerbela’nın intikamı için yemin ettiler… 5 bin kişilik bir kuvvetle Küfe’de ayaklanma başlattılar… Bu durumdan haberdar olan Ubeydullah b. ziyad 12 bin kişilik bir kuvvetle üzerlerine yürüdü.. ve kısa bir sürede hepsini kılıçtan geçirdi.. **** Kerbela’nın İntikamını ise Muhtar es- Sakafi aldı.. *** Kaynaklara göre Sakafi.. Taif’in önemli kabilelerinden Sakif’e mensup olup.. 622 yılında doğdu.. Sürekli Hz. Ali’nin yanında yer alan Muhtar.. Emeviler döneminde Ehl-i Beyt taraftarı olduğu için hapse atılmıştır. İmam Hüseyin ‘in öldürülmesinden sonra Abdullah b. Zübeyir’in ordusuna katılarak Emevilere karşı savaşmıştır… Sonrasında ise Medine’den ayrılarak Küfe’ye geldi.. *** Kerbela’nın İntikamı için sürekli planlar yapan es-Sekafi.. “Tevabun isyanını” gözlemledi fakat katılmadı.. Mervan’ın ölüm yerine Abdülmelik’in geçmesini bekladi.. *** Sonrasında ise.. Hz. Ali’nin Hz. Fatıma’dan olmayan oğlu Muhammed b. Nefsizzekiyye ile görüşen Muhtar .. O’nun veziri ve vekili olduğunu…. Kerbela intikamını almadan kılıcını kınına sokmayacağına yemin ederek çok büyük bir taraftar kitlesi topladı. ** 685 yılında çok büyük bir ayaklanma başlattı.. Kısa zamanda Küfe ve Kerbela’yı ele geçirdi… Buralarda Muaviye ve yezidle işbirliği yapmış ve katliama katılanları tek tek belirleyip öldürdü.. ** Sonraki dönemlerde ise hz. Ali’nin kudredli komutanı Malik el- Eşter’in oğlu İbrahim b. Eşter’de orduna kattı.. ve bir çok seferinde orduyu O’nun komutasına verdi.. ** Bu sırada büyüyen isyanı durdurmak için Emevi Hükümdarı Abdülmelik,…. Ubeydullah b. Ziyad komutasındaki askerleri Irak’a göndedi. *** Yapılan savaşta.. Kerbela’daki katlimı yapan askerlerin komutanı olan Ömer b. Sa’d. öldürüldü.. Ayrıca aynı savaşta.. İmam Hüseyin’in başını kesen Şemr b. Zi’l cevşen.. öldürüldü Kesik başı İbn Ziyad’a götüren Havli b. Yezid el Esbahi’yi de öldürüldü… *** Ubeydullah b. Ziyad ise..Ali’nin kudredli komutanı Malik el- Eşter’in oğlu İbrahim b. Eşter tarafından öldürüldü (686) ve emevi ordusu büyük bozguna uğradı.. Allah Eyvallah..Dede-baba: Ayin-i cem’lerde on iki hizmet sıralamasında birinci sırada olan Mürşitlik makamına gelmiş.. Dini Ruhani önderdir. Doğrudan doğruya soya bağlıdır. Seyid olduklarına inanılır. Yani Hz. Muhammed’in kızı hz. Fatıma-ül Zehra ile Hz. Ali’nin soyundan gelen Ehl-i Beyt neslidir. Kimi yörelerde dedelerin yaptıkları işler arasında görülen; hastalıkların tedavisi, doğaüstü mucizeler gibi olgulara bakıldığında nnesilden gelme bir ruhaniyet taşıklarına inanılır. Dede’nin temel görevi ise toplumu aydınlatmak ve örnek oluşturmaktır. Dede’nin soy şartına dayanarak üstlendiği Ayin-i Cem’deki görevinin yanı sıra aydınlatma görevini yerine getirebilmesi için “adil, bilgili,erdemli,gözü gönlü tok,kapısı ve sofrası açık olması gerekir. Çünkü dede-baba…yol açar,talipleri irşat eder,bilmeyene öğretir,aydınlatır İmam Cafer-i Sadık’ın Buyruk’unda: Bir padişah tarafından yaptırılan ve içinde acı-tatlı meyvelerin yenildiğinde insanı öldüren yada delirten meyvelerin bulunduğu örneği kullanılarak, mürşitlik rolünün altını çizer. Mürşitler; bahçenin bahçıvanıdırlar ve zehirli meyveden yiyenlere panzehirdir, delirtici meyveden yiyenlere de aklı başa getirici ilaçlar vermek temel görevleridir. Bu bahçe ise dünyadır. Dolayısıyla dedeler alemle, ruhsal alemin keşişme noktasındadırlar. Ancak işlevleri bu dünya ile sınırlıdır. İşlevlerini yerine getirebilmek için ise, adalet, erdem gibi değerlere sahip olmalıdırlar… Allah Eyvallah Degerli canlar… Dede-baba Makamı hakkkında Bu özlü bilgileri verdikten sonra .. dede-baba’lığın olmazsa olmazları üzerinde durmak istedim… 1-Dede-baba Tarikatın en ulusudur… Görev itibariyle Muhammed ile Ali’yi, Pir Hacı Bektaş-ı Veli’yi temsil edendir. 2- Ol kimseler adına ikrar alan ve nasip verendir 3- Dede-baba’nın olmazsa olmaz koşulu Nesli-Saada olmasıdır… yani seyid olması diğer bir değişle Hz. Muhammed ile Hz. Ali’nin soyundan olmalıdır.. Nitekem Kur’an-ı Kerim’de “… Peygamber ve emir sahiplerine itaat, Allah’a itaattir” [/COLOR](Nisa Suresi, 59, 69, 80, Maide 92) Burada bahsedilen “Emir sahipleri” Peygamber’in vekili ve Nübevvetin devamı olan “İmamet” Ali-el Mürteza ve sonrasında gelen 12 İmam’lar ve onların soyundan gelen seyid Dede-baba’lardır. 4- Dede-baba’lığın diğer bir şartı ise “ARINMIŞ” olmasıdır. dede-baba’lık makamını bir çıkarı amacı için kullanmaması, Toplumun çıkarlarını koruması ve kollamasıdır.. Diğer bir değişle nefsine hakim olmasıdır. kendi öz nefsi için çalışmaması, dünyevi isteklerinden arınmış olması ez-cümle.. “Ölmeden ölmek” makamına erişmesi gerekir. 5- Dede-baba evvel emirde.. 4 Hakk kitabını bilmeli, Dört Kapı Kırk makam sırrına ermelidir.. Tasavvuf tabiriyle söylersek… ilim sahibi olmalı “İlmel yakın” ve hakkı görmeye “Aynel yakın” yani Hakk içinde eriyip yok olmaya, Hakk ile Hakk olmaya “Hakkel yakın” olmalıdır… [COLOR=”red”]İmam Cafer Buyruğuna göre: Dede-baba’lık postuna, Ehli Beyt neslinden olmayan oturamaz… Hakk-Muhammed-Ali adına İkrar ve Biat alamaz… Muhammed-Ali soyunda nasibi olmayana yapılan ikrar ve biat haramdır… Bu ez Cümle Kur’an Emridir… Kur’an-ı Azimüsan Buyuruyorki… ” Deki; Ben bu tebliğime karşılık sizden Allah’a ve Ehl-i Beyt’ime sevginizden başka bir şey istemiyorum..” Yani ez-cümle Peygamber’in ümmetinden istediği tek şey; soyuma sahip çıkın! Ben Peygamber’im nübüvvet bende biter… Benden sonra vasiim ve halifem, nübüvvetin devamı benim soyumla olacaktır…. Benim adıma ikrarı biatı’da benim soyumdan gelen imamlar gerçekleştirecektir. diyor… Allah hepimizi…” Doğru bildiği insanların yoluna iletsin yanlış bildiklerinin, yoldan çıkanların, sapıkların değil…” Allah Eyvallah[QUOTE=Dede-baba;550188]İmam Muhammed Mehdi: On ikinci ve son İmam’dır. İmam Askeri’nin oğludur. Künyesi Ebul Hasan lakapları: “Sahib-ü dar” “Kaaim” ” Muntazar”, İmam-ül Hüccet” tir. 869 yılında doğdu. Babasının ölümünden sonra halktan gizlenmiştir. Bu gizlenişe “Gaybet Suğra” (Küçük gizleniş” denir. Bu gizleniş sırasında ümmetine elçilik yapan Ebu Hasan Ali ölünce, “Gaybet-i Kübra” (Büyük gizleniş” başlamıştır. Mehdi’nin tekrar ortaya çıkması… Kıyamet alameti olup… Üç büyük din de bu inanış vardır.. Arap ve şii islam anlayışında görülmeyen ancak Alevi-bektaşi islam terminolojisinde görülen “DEDE” ve “BABA” kelimelerinin aslı “ATA” kelimesinden gelir.. Ata kelimesi eski ve yeni Türk lehçelerin de “BABA” anlamında kullanılmış olup soy anlamına da gelmektedir… Eski Türk’lerde ve Horasan’da halk arasında saygınlığı olan dahası kutsallık kazanmış kimseler “ATA” adıyla anılırdı… eski Türk Oğuz efsanelerinde geçen “Korkut Ata”, “İRKİL ATA”, buna örnek gösterilebilir… Türkler içerisinde tasavvuf akımının yayılmasıyla; bu tür nitelikte olan kişilere, şeyh ve dervişlere, “ATA” lakabıyla birlikte “BABA” da denilmeye başlanmıştır. Böylece asya coğrafyasında ve Şamanilik döneminde “ATA” adı, Anadolu coğrafyasına yerleşme ve İslamileşme döneminde “BABA” adına dönüşmüştür. Kısaca, Anadolulaşma ve İslamileşme dönemi olan bu ikinci evrede “BABA” , “ATA”nın yerini almış ve onun yerine kullanılmıştır. Yeseviliğin içerisinde yetişen ve Harzem-Türkistan bölgesinin önemli Alevi-Bektaşi Erenleri yada Horasan Erenlerinden olan; Çoban Ata, Hakim Ata, Zengi Ata ve Mansur Atalar… tümüyle “ATA” adıyla anılmışlardır. Anadolulaşıldıktan sonra “ATA”, “BABA”ya dönüşmüştür. Örneğin Mansur Ata, Anadoluda Baba Mansur adıyla bilinmekte ve anılmaktadır. Baba Mansur’un Asyada iken adı Mansur ATA olup… oradaki kaynaklarda Mansur Ata olarak anılmaktadır… Anadoluda ayrıca bir süre sonra Türk ve Türkmen boyları İslamiyetle birlikte dini ruhani lider anlamına gelen “BABA” ile birlikte aynı anlamda “DEDE” sözü de kullanılacaktır…. örneğin “DEDE KORKUT” islamiyet sonrası Türklerin kutsal hüvviyet taşıyan önderlerine verdikleri isimlere örnek gösterilebilir… (Kaynak: Ata ve babaya ilişkin geniş açıklamalar için bkz. Fuad Köprülü: Ata İslam Ansiklopedisi, C. I: s. 711 ) Pir Sultan Abdal’dan bir değişle sözlerimize son verelim.. Hasretinle beni üryan eyledin Beklerim yolların gel efendim gel Gönül kuşu kalktı tevlan eyledi Beklerim yolların gel efendim gel Evvel-ahir sensin dönmem senden Leyl-i muhabbetin çıkar mı dilden? Gönül göç eyledi Kavl-ü mekandan Beklerim yolların gel efendim gel Softalar çoğaldı haddini aştı Od düştü sineme ciğerim pişti Şimdi gayret şah-ı Merdan’a düştü Beklerim yolların gel efendim gel Bozuldu yolcular yollarda kaldı Ayin Erkan gitti dillerde kaldı Bendelerin zayıf ellerde kaldı Beklerim yolların gel efendim gel Allah Eyvallah

Reklamlar
The WordPress.com Blog

The latest news on WordPress.com and the WordPress community.

Alevi Kütüphanesi

Bismişâh Allâh Allâh Gerçeğe Hû