Cem Nedir? Nasıl Yapılır?

Alevi İbadeti: Ayin-i Cem

Alevi dinsel törenlerine “Ayin-i Cem” (Ayn-ül Cem) veya sadece “Cem” denir. Ayin-i Cem’in dini, sosyal ve kültürel boyutları vardır. Öncelikle Cem bir ibadettir, ibadetin kaynağı ise Kuran’dır. Kılınan halka namazı, okunan dualar Kuran’a dayanır. Cemde okunan bazı ayetler şöyledir; (Sözü edilen ayetler Alevi kaynaklarında da yer almaktadır. Ancak burada açıklaması verilen ayetler “Kuran’ı Kerim ve Açıklamalı Meali”, Diyanet Vakfı Yayınları /86’dan alınmıştır.)

Çerağ uyandırılırken: Nur Suresi 35. ayet: “Allah, göklerin ve yerin nûrudur. O’nun nûrunun temsili içinde lamba bulunan bir kandillik gibidir. O lamba kristal bir fanus içindedir; o fanus da sanki inciye benzer bir yıldız gibidir ki, doğuya da, batıya da nispet edilemeyen mübarek bir ağaçtan, yani zeytinden (çıkan yağdan) tutuşturulur. Onun yağı, neredeyse, kendisine bir ateş değmese dahi ışık verir. (Bu) nûr üstüne nûrdur. Allah dilediği kimseyi nûruna eriştirir. Allah insanlara (işte böyle temsiller getirir. Allah her şeyi bilir.”

Dar’a duran talipler için rehberin okuduğu: A’raf Suresi 23. ayet: “(Adem ile eşi) dediler ki: Ey Rabbimiz, biz kendimize zulmettik. Eğer bizi bağışlamaz ve bize acımazsan mutlaka ziyan edenlerden oluruz.”

Dedenin tövbe duasından önce okuduğu Tevbe Suresi 119. ayet: “Ey iman edenler! Allah’tan korkun, doğrularla beraber olun.”

Görgüsü yapılanlar için dedenin okuduğu Fetih Suresi 10. ayet: “Muhakkak ki sana biat edenler ancak Allah’a biat etmektedirler. Allah’ın eli onların ellerinin üzerindedir. Kim ahdini bozarsa, ancak kendi aleyhine bozmuş olur. Kim de Allah ile olan ahdine vefa gösterirse Allah ona büyük mükafat verilecektir.”

Kurban’ın tekbirlenmesinden önce okunan Saffat Suresi 103. -106. ve 107. -111. ayetler: “Her ikisi de teslim olup, onu alnı üzerine yatırınca: Ey İbrahim, rüyayı gerçekleştirdin. Biz, iyileri böyle mükafatlandırırız. Bu, gerçekten çok açık bir imtihandır, diye seslendik.

Biz, oğluna bedel ona büyük bir kurban verdik. Geriden gelecekler arasında ona (iyi bir nam) bıraktık: İbrahim’e selam! dedik. Biz, iyileri böyle mükafatlandırırız. Çünkü o bizim mümin kullarımızdandır.”

Sofra kurulduktan sonra dedenin okuduğu İnsan Suresi 8. ve 9. ayetler: “Onlar kendi canları çekmesine rağmen yemeği yoksula, yetime ve esirlere yedirdiler. ‘Biz sizi Allah rızası için doyuruyoruz; sizden ne bir karşılık ne de bir teşekkür bekliyoruz’ dediler.”

Cem’in aynı zamanda sosyal ve kültürel boyutları vardır. Alevi yaşama tazındaki kadın-erkek eşitliği ve birlikteliği Cem’e de yansır. Aslında orada “kadın” ve erkek” yoktur, cinsiyet yoktur. Herkes bir candır, herkes “ayini cem erenleri”dir.

Cem erenleri birbirinden razı olmak, küs-dargın olmamak durumundadır. Bu anlamda “meydan” uzlaşmanın, dayanışmanın yaşandığı bir hizmet alanıdır. Her talip yılda bir defa kendisini dar’a çeker, incinmiş, gücenmiş kimse varsa hatasını tamir eder. Hatasının ağırlığına göre düşkünlük sistemine uygun olarak cezası kesilir. Talibin cezasını cem erenleri ve Dede /Baba ittifakla verirler. Meydan tövbe yeridir; Allah’a sığınma ve günahlardan dolayı tövbe etme yeridir. Meydan kul hakkının teslim edildiği yerdir. Kul hakkının bu dünyada verilmesi, öbür dünyaya bırakılmaması Alevi ahlakının, inancının, kültürünün temel prensiplerinden biridir.

Alevi geleneğine göre Cem ayini (erkanı) Kırklar Cemine dayanır. Muhammed Miraç dönüşü Kırkların arasına katılır. Ancak bu katılma kolay olmaz. Peygamber sıfatıyla içeri giremez fakat “hadimül fukara” olarak aralarına girer. Bu sembolik anlatımın anlamı şudur ki, Kırklara katılmak, ceme girmek için insanın tüm üstünlüklerinden, mevki-makam göstergelerinden arınmış olması gerekir.

Kırklar arasında Şah-ı Merdan Ali, Selmanı Pak ve diğer erenler bulunmaktadır. Cem erenlerinin 17’si kadındır. Bunun anlamı şudur ki, cemde kadın ve erkek, kendi cinsiyet özelliklerinden uzaklaşarak, bacı-kardeş varolurlar.

Muhammed ulunuz kimdir diye sorunca, Kırklar “Bizim küçüğümüz, büyüğümüz yoktur. Küçüğümüz de uludur, büyüğümüz de uludur. Birimiz kırkımız, kırkımız birimizdir” derler. Buna nişan istetince Ali kolunu uzatır, içlerinden biri “destur” diyerek bıçakla kolunu çizer. Kolundan bir damla kan gelir, o sırada Kırkların kollarından da birer damla kan gelir. Burada eşitlik, özde aynılık anlatılmaktadır. Cemde büyük-küçük, zengin-fakir, alim-cahil, kadın-erkek yoktur, herkes eşittir. Muhammed bir üzüm tanesini ezer ve suyunu Kırklara pay eder. Cem erenleri paylaşmayı eşit olarak gerçekleştirirler. Üzüm (engür) suyunu içen Kırklar “Ya Allah” deyip semaha dururlar, Muhammed de onlara katılır. Semah ruhun yedi kat gökte yükselmesini, Hakk’a yönelmesini simgeler. Semah bu anlamda dinsel içeriklidir ve yöreden yöreye, gruptan gruba değişiklikleri ifade eden kültürel motiflere sahiptir.

Oniki Hizmet Sahipleri

Her Ayin-i Cemde on iki hizmet sahibi hizmetlerini yerine getirirler. Bunlar sırasıyla;

1. Dede / Baba
Bektaşilerin bir kolunda cem’i Baba yönetir. Bu grubun dışında kalan Alevilerde (Ocaklı, musahipli, Hacı Bektaş Dergahına bağlı Alevilerde) Dede yönetir. Dede veya Baba aynı zamanda topluluğun önderidir, müşküllerin çözümünde yol göstericidir.

2. Rehber
Dedenin /Baba’nın yardımcısıdır, olmadığı yerde vekilidir. Rehberi Dede seçer. Rehber Talibi Yol’a hazırlar, Talibe erkanın kurallarını, nasıl davranılacağını, hangi sözlerin söyleneceğini öğretir.

3. Gözcü
Cem ayininin genel düzeninden sorumludur. Törene uygun davranmayanları uyarır, gerekirse ceza keser.

4. Çerağcı
Çerağ (delil) uyaran kişidir. Çerağı uyandırdıktan sonra dar’a durur ve duasını okur.

5. Zakir (Aşık)
Sazla birlikte deyiş, duaz, miraçlama söyler. Bu hizmeti bir veya üç kişi yerine getirir.

6. Ferraş
Meydanın temizliğinden sorumludur. Cem sırasında ise car (süpürge) çalar, sembolik olarak meydanı temizler.

7. Sakka (İbriktar)
El yıkama, tarikat abdesti aldırma, sakka suyu dağıtma gibi hizmetleri yerine getirir.

8. Sofracı (Kurbancı, lokmacı)
Kurban kesme ve yemek işlerinden sorumlu kişi.

9. Peyik (Peyk, Haberci)
Cemin yapılacağını canlara ileten bildiren, haberleşmeyi sağlayan kişi.

10. Pervane
Semah dönenlere yol gösteren kişi.

11. Meydancı (İznikçi)
Cemde meydan görevlerini yapan, meydanın tertip ve düzeninden, araç-gereçlerin hazırlanmasından, ısıtılmasından vb. sorumlu kişi.

12. Bekçi (Kapıcı)
Cem’in dış güvenliğini sağlayan kişi. Bazı yerlerde iki kişidir. Biri kapıdan dışarı bakar, diğeri kapıdan içeriye bakar, dışardan gelenleri içeriye bildirir.

Bazı gruplarda Saki/Dolucu hizmet görür. Bazı gruplarda haberleşmeyi sağlayan kişiye Pervaneci (İznikçi) denir. Bazı gruplarda kurbanın bazı kısımlarını kuyu kazarak gömen hizmet sahibi vardır, buna Kuyucu denir. Bazı gruplarda Dedenin ve diğer cem erenlerinin kurbanı yemeden önce ve yedikten sonra ellerinin yıkanmasını sağlayan veya tarikat abdesti aldıran kişiye Selman veya İbriktar denir.

Her bir hizmet sahibinin bir adı vardır. Her hizmetin de bir piri vardır. Örneğin Sakiliğin piri İmam Hüseyin’dir. Gözcülüğün piri Karaca Ahmet Sultandır. Güvendenin (Aşık) piri İmam Bakır’dır. Hizmet sahiplerinin söylediği tercümanlara bir-kaç örnek;

İznikçi (Piri Gözcü Yardımcısı)

Tercümanı:

Bismişah Allah Allah!

Biz bu tarikat bağına niyaza gelmişiz

Feylen gördük anın için hem namaza gelmişiz

Biz Kuran’da ayetlere bu yolda ederiz herdem niyaz

Cürmümüze tövbekarız hem niyaza gelmişiz

Bercemal

Carcı (Piri Seyyid Ferraş)

Tercümanı:

Bismişah Allah Allah!

Kerbela’ da yatan Hüseyin

İki gözüm yaşı

Muhammed ile Ali Kırkların başı

Yezide lanet etmek erenlerin işi

Üstadımız pirimiz Seydi Ferraşı

Bercemal

Gözcü (Piri Karaca Ahmet Sultan)
Tercümanı:

Bismişah Allah Allah!

Ey Şahı bi Hakk’ın Ali abat Ali dergah

Erenlerden haklı hayırlı bir himmet

Üstadımız pirimiz Karaca Ahmet

Bercemal

Cem ayininde 12 Post (Makam) bulunmaktadır. Bunlar;

1. Horasan Postu: Hacı Bektaş Veli Makamı
2. Aşçı Postu: Seyyid Ali Sultan Makamı
3. Ekmekçi Postu: Balım Sultan Makamı
4. Nakip (Pervane) Postu: Kaygusuz Sultan Makamı
5. Atacı Postu (Sofracı): Kamber Ali Makamı
6. Meydancı Postu: Sarı İsmail Sultan Makamı
7. Türbedar Postu: Karadonlu Can Baba Makamı
8. Kilerci Postu: Hacım Sultan Makamı
9. Kahveci Postu: Şeyh Sazeli (Şah-ı Şazilî) Makamı
10. Kurbancı Postu: Halil İbrahim Makamı
11. Ayakçı Postu: Abdal Musa Sultan Makamı
12. Mihmandar Postu: Hızır Aleyhisselam Makamı

Mürşid/Dede/Baba Horasan Postuna oturur. Bu post aynı zamanda Şah-ı Merdan Ali Postudur. (Batıni anlamda Şah-ı Merdan Ali, Hacı Bektaş Veli’dir.)

Postlar için söylenen tercümanlara birkaç örnek;

Horasan Postu (Piri Hacı Bektaş Veli)

Tercümanı:

Bismişah Allah Allah!

İnnallahi vasim Aliyim

Bercemal

Kurbancı Postu (Piri Kasabı Cömert Halil İbrahim A. S.)

Tercümanı:

Bismişah Allah Allah!

Fermanı Celil

Delili Cebrail

Kurbanı Halil

Tekbiri İsmail

Sübhanallah sübhanallah elhamdülillah

Elhamdülillah la havle vela kuvvete illa billa hil

Aliyül azim

Allahu ekber Allahu ekber

La ilahe illallahu ekber

Allahu ekber vellilahil hamd

Bismillahu Allahu ekber

Bercemal

Ayakçı Postu (Piri Abdal Musa Sultan)

Tercümanı:

Bismişah Allah Allah!

Bugün yönümü döndüm remzi tosa

Erenler nazar eylesin kalbindeki pasa

Ayakçı idim himmet olursa

Pirim kerem kani şah Abdal Musa

Bercemal

Aşçı Postu (Piri Seyit Ali-Kızıl Deli Sultan)

Tercümanı:

Bismişah Allah Allah!

Kızıldeli Ocağından olduk uyandık

Al yeşil nurlara boyandık

İnip Hakk’ın eşiğine dayandık

Üstadımız pirimiz Kızıldeli Sultan

Bercemal

Cem Ayininin Uygulanışı

Bölgeden bölgeye, gruptan gruba bazı farklılıklar gösteren Ayin-i Cem genel olarak şu düzende gerçekleşir;

– Oniki hizmet sahipleri cemde hazırlıklarını tamamlar.

– Cem erenleri evlerinde abdestlerini almış, temiz ve pak giyinmiş olarak gelirler.

– Dede /Baba posta niyaz eder ve oturur. Cem erenleri dedeye, rehbere ve diğer canlara, Meydan-ı Ali’ye niyaz ederler ve yerlerine otururlar.

– Dede, “Edep erkan / sükutu lisan / mü’mine nişan” ister. Herkesin düzgün oturup konuşmaması ve niyazlaşması sağlanır. (Cem mühürlenmiştir)

– Ferraş üç defa süpürge çalar, tercümanını okur ve dededen duasını alır. (Ferraş bu işlemi cemin her aşamasında tekrarlar.)

– Selman (saka) tarikat abdesti aldırır, tercümanını okur, duasını alır.

– Dede Ayin-i Cem’in niçin yapıldığını, toplanma amaçlarını açıklar, kuralları hatırlatır, dargın-küskün varsa ortaya çıkmalarını ister ve herkesten razılık alır.

– Çerağcı tövbe duasını ve Nur Suresi’nin 35. ayetini okur ve çerağı uyandırılır. (Bazı yerlerde Kuran’dan A’raf Suresi 23. ayet, Tevbe Suresi 119. ayetler de okunur). Nad-ı Ali duası okunur, secde edilir. (Her duadan sonra niyaz /secde edilir). Dede çerağcının duasını okur (hayırlısını verir). (Bu işlem her hizmet gören için gerçekleştirilir.)

– Dede tarikat namazını (halka namazı) kıldırır, akşam duasını okur.

– Meydancı Postu dedenin önüne serer, duasını okur.

– Hizmet sahipleri (görgüye çıkacaklar, Yol kurbanı olanlar, ikrar verecekler, musahip olacaklar vb.) Postun üzerinde dara dururlar. Dede cem erenlerinden rızalık alır. Bir de kendilerini kendilerinden sorar. Dede hizmet sahiplerini Pençe-i Al-i Aba’dan (bazı yerlerde Tarık veya Erkandan) geçirir, duasını okur. Meydancı postu toplar, dededen duasını alır.

– Zakirler (Aşıklar) nefes söylerler. Dem/dolu alınan gruplarda dem üçlenir. Hizmet tamamlanınca sakiler dualarını alırlar. (Bu gelenek Batı Anadolu’da sürdürülmektedir, Doğu Anadolu’da cem sırasında dolu alınmaz.)

– Aşıklar nefeslerden sonra dara dururlar, tercümanların söyleyip dededen hayırlısını alırlar.

– Hizmet sahipleri ve diğer canlar semaha çıkar. – Miraçlama okunur. Dede Kırklar semahını döner. Sonra seyrana çıkılır (Ara verilir.)

– Sakka suyu dağıtılır. Saka suyu Kerbela şehitleri için dağıtılır. Saka suyunu dağıtanlar dara dururlar, tercümanlarını okuyup, Dededen dualarını alırlar.

– Sofracı sofraları serer, lokma dağıtır, lokmalar yendikten sonra sofralar toplanır, sofracılar dualarını alırlar.

– Dede oturan-duran okumasıyla cem sona erer. Cem erenleri dedeye ve diğer taliplerle görüşerek ayrılırlar.

Burada bazı ayrıntılar üzerinde durmak gerekir;

Bunlardan birincisi halka namazıdır. Halka namazı (tarikat namazı) iki rekat olarak kılınır. Namazın özü Hakk’a secde etmektir, niyaz etmektir. Halka namazı bölgelere göre bazı farklılıklar gösterse de özü aynıdır.

Mürşid şöyle der; “Ey cem erenleri, şimdi niyetlenin, Allah rızası için halka namazı kılmaya. Durun divana, uyun Oniki İmama, yönümüz kıble, kıblemiz Kabe, cemal cemale, Allahu Ekber!…” der ve arkasından Fatiha ve İhlas Surelerini okur. Bunlara bağlı olarak iki defa secdeye varır. Cem erenleri de onun yaptıklarını tekrarlar.

Mürşit “Tecelle” duasını okur: “Tecelleniz temiz, yüzünüz ak, kalbiniz pak, günahlarınız af ola, tecella, tevella ve teberranız kabul ola. Namazlarınız, niyazlarınız Hakk-Muhammed-Ali dergahında kabul ve makbul ola, gerçeğe hü…”

Namazı kılanlar secdeye niyaz ederler

İkincisi bazı bölgelerde çerağ uyandırılmadan önce kurban meydana getirilir, nişan vermesi beklenir, tekbirlenir, gülbenk okunur, aşıklar üç nefes bir düaz okurlar. Bazı bölgelerde çerağın uyandırılmasından sonra tarikat abdesti alınır, tevhid (Allah’ın birliği) zikredilir, taclama düvazı okunur, zakirler düvaz okur.

Tevhid üç defa toplu halde okunur;

La İlahe İllallah

Ali Mürşid Ali Şah

Ali Hayder Ali Şah

Ali Esed Ali Şah

Ali Şir’dir Ali Şah

Eyvallah Şahım Eyvallah

La İlahe İllallah

Secdeye varılır, dede gülbenk okur.

Miraçlama okunur, semaha durulur. Kırklar semahı yapılır.

Ayin-i Cem bölgeler veya gruplar bakımından bazı farklılıklar gösterse de ana bölümler, temel kurallar değişmez. Cem’in anlamı ve içeriği aynıdır.

Cem (Erkan) amaçlarına göre farklı adlar alırlar. Bunlar;

1. İkrar verme (Yola alınma) Erkanı

2. Görgü, Baş okutma Erkanı

3. Musahiplik Erkanı

4. Dar’dan İndirme Erkanı

5. Abdal Musa Erkanı

6. Nevruz Erkanı

1. İkrar Erkanı

Yol’a girecek olanlar için yapılan törendir. Bu tören Bektaşi Babagan kolunda tek bir kişinin ikrarının alınması şeklindedir, musahipliği esas alan Alevilerde musahip olacak iki aile (iki er-iki bacı) ikrarın alınması şeklindedir.

Bektaşi Babagan kolunda İkrar cemi Bektaşiliğe girişin ilk adımıdır. Dedebaba Bedri Noyan’ın aktardığına göre ikrar töreni 12 erkan üzerine yapılır. Bunlar, 1. Meydana giriş, 2. Buhur yakma ve gülsuyu serpme 3. Mürşidin talibe sorması 4. Çerağların uyarılması 5. Mürşidin namaz kılması 6. Rehberin talibi mürşide ulaştırmağa hazırlaması 7. Rehberin talibi mürşide teslimi 8. Mürşidin talibe tövbe ettirmesi ve telkıyn’i 9. Mürşidin talibi rehbere teslim ve iadesi 10. Rehberin talibe makamları (Menzilleri) göstermesi 11. Şerbet dağıtma 12. Meydanın süpürülmesi ve erkanın bitirilişi (Ayrıntılı bilgi için bknz. Noyan, 1995: 276-311).

Musahipli Alevilerde ikrar töreni Musahiplik Cemi olarak gerçekleştirilir. Musahipli olmayan ve Bektaşi Babagan kolunun dışında yer alan Alevilerde de bir er-bir bacı birlikte ikrar verir.

2. Görgü (Baş Okutma) Erkanı

Görgü kurbanı, Terceman kurbanı da denir. Her talibin yılda bir kez görgüden (sitemden) geçerek ikrarını tazelemesi gerekir. Böylece talibin hatalarını ortaya koyması, incittiği ve gücendirdiği canların gönlünü alması, birlik ve dirliğin sağlanması gerçekleşmiş olur.

3. Musahiplik Erkanı

Cemde On iki hizmet yürütülür. Usulünce koç kurban edilir. İki aile musahip (yol kardeşi) olarak ikrar vermiş olurlar.

Burada bir musahiplik erkanını baştan sonuna kadar vermek yerine, bazı noktalara dikkat çekmek ve bazı uygulamaların anlamını belirtmekle yetineceğiz.

Musahip olacaklar bu niyetlerini bir Ayin-i Cem’de Mürşid / Dede ve erenlerin huzurunda dile getirirler. Dede onlara musahip olmanın yükümlülüklerini ve koşullarını anlatır. Bu sorumluluğu yerine getirip getirmeyecekleri sorulur. Musahip olacaklar yerine getirebileceklerini söylerlerse (Eyvallah! derlerse) Dede gülbank okuyarak onlara bu kapıyı aralar. Bu duadan sonra musahip adayı canlar belli bir süre-hiç olmazsa bir yıl- kendilerini hazırlamaları gerekir. Bu süre içinde birbirlerini tanımaya çalışırlar, bu sorumluluğu yüklenip yüklenemeyeceklerini değerlendirirler. Bu önemlidir, bir hevesle ikrar verilmez, musahip olunmaz. Bir defa girildi mi Hakk yolundan dönülmez. Canlar bu değerlendirmeyi yapıp gönül rahatlığıyla ikrar vermeye hazır olunca Musahiplik erkanı gerçekleştirilir. Erkana tüm cem erenleri evlerinde abdestlerini alır, temiz kıyafetler giyer ve er-bacı olarak Ceme gelirler.

Musahip Kurbanı denilen bu erkanda kurban edilecek koçun meydana getirilmesi ve bir işaret vermesi gerekir. İşaret kurbanın Hakk tarafından kabul edildiğine dair bir inançtır. (Koçun işareti meleme, silkinme, geviş getirme ve tersleme biçiminde olabilir.) İşaret verinceye kadar kurban dolaştırılır, illaki bir işaret alınır. Kurbancı gelenek üzere görevlerini yerine getirir.

Dedenin kurbanla ilgili okuduğu duvazı çok anlamlıdır.

Kurbanlar tığlanıp gülbenk çekildi

Muhabbet uykusundan uyana geldim

Dört kapı sancağı andan açıldı.

Üryan büryan olup da meydana geldim

Evvel eşiğine koydum başımı

İçeri aldılar da döktüm yaşımı

Erenler yolunda gör savaşımı

Koç kurban dediler de meydana geldim

Musahip olacak, ikrar verecek talipler dört kapını gereğini yapmaya dünyevi işlerden uzaklaşarak, uykudan uyanarak gelmişlerdir. Şimdi yeniden doğmuş gibidirler. İkrar vermek bir bakıma dünyaya yeniden gelmek, başka bir deyişle ikinci hayata başlangıçtır. Önce eşiğe baş konur, niyaz edilir, meydana öyle girilir. İkrar veren can, erenler yolunda nefsiyle savaşa girmeyi göze alır ve kendini koç gibi kurban olmaya hazırlar.

Musahip erkanında musahip olacak canların (iki er-iki bacı) boyunlarına tığbend bağlanması da anlam yüklüdür. Dört can artık bacı-kardeştir. Hepsinin kaderi aynıdır, hepsi birbirine bağlıdır, birbirinden sorumludur. Buyruklarda musahip olurken Muhammed’in kendi belindeki tığbendi Ali’nin beline bağladığı, sonra bir gömlek giyerek bu gömlekten baş gösterdikleri anlatılır. Bu anlatım kardeşliğin ikiliği bırakıp bir olmak anlamına geldiğini yansıtan güzel bir örnek olaydır.

Boyunlarına tığbend geçirilmiş musahip olacak canlar yanlarında rehberleri olduğu halde şeriat-tarikat-marifet ve hakikat aşamalarından geçmek isterler. Rehber onlara bu gizemli yolculukta öncülük eder. Dede’den sırrı hakikat yolculuğunda destur vermesini beklerler. Dede “Gidemezsiniz, aşılmaz yüksek dağlar var, geçitsiz ırmaklar var. Bu belleri aşamazsınız, bu selleri geçemezsiniz. Bu demirden leblebidir yenilmez, ateşten gömlektir giyilmez. Gelme gelme, dönme dönme… Gelenin malı, gidenin canı. Öl ama ikrar verme, öl ikrarından dönme…” şeklinde bir konuşma yaparak Yol’un zorluğunu anlatır. Dede üç defa canları dışarı çıkarır. Mürebbi (rehber) musahip katarını çeker götürür, tekrar getirir. Mürebbi her seferinde “vazgeçecekseniz şimdi vazgeçin” diyerek musahip olacakları uyarır. Dede son bir kez şunları söyler; “Bu hakikatin yolundan asla dönülmez. Bir anadan doğan kardeşler ayrılır, musahip olanlar ayrılmaz. Musahip ölse bile ikrar ölmez, kadimdir. Şimdiden itibaren gönüllerinde en ufak bir şüphe varsa şimdi dönsünler, caysınlar. Onlar caydı diye lokma meydanda kalmaz. Buradaki cemaat koçun parasını öder, burada yenir, kalkılır. İyi düşünsünler, çek katarını. Sen de iyi düşün. Mürebbi dindir, mürşit imandır, meşrep ikrardır. Mürebbisini bilmeyen kişi Allah’ı bilemez. Musahibin biri yer biri gök. Gökten rahmet yağmayınca yerden hiç bir şey hasıl olmaz. Musahip toprak olacak. Musahibin biri bir şey söylediği zaman diğeri sukut edecek. Onun hırsı geçtiği zaman gidecek, diyecek ki, sen burada hatalısın. Toprak olmak budur. ” Buna karşılık musahip olmada kararlı olan canlar adına rehber bir açıklama yapar; “Pirim cemaatin varlığına, Tanrı’nın birliğine inanarak Muhammet-Ali’nin yoluna, Hünkar Hacı Bektaş Veli’nin katarına girerek, Muhammet’e ümmet, Allah’a kul, Hüseyin’e talip olmak için geldik…Özümüz darda, yüzümüz yerde, Pirden ne gelirse “Allah Allah eyvallah” dedik durduk darına. Boynumuz kıldan ince, yolumuz kılıçtan keskin. İnandık iman getirdik, huzurunda birliğe yettik.” Dede bu kararlı ve inançlı duruşu gördükten sonra gereğini yapar ve son olarak duasını söyler; “İkrarlarınız kadim ola, muratlarınız hasıl ola. Birbirinizden doyup usanmayasınız, dünyada karındaş, ahrette yoldaş olasınız. Durduğunuz dardan şefaat göresiniz. Darlarınız Hakk’a yazıla, efendimiz emek zaili vermeye. Dil bizden lütuf Hazreti İbrahim’den ola. Gerçeğe hü!… Mümine ya Ali!.. “

Görüldüğü gibi Yol’a girilmesi için teşvik yok tersine zorluklar vurgulanarak caydırma var. Buna rağmen talipler Yol’a girebiliyorsa ve musahipliğin gereğini yerine getirebiliyorlarsa o canlara “aşk olsun!”

4. Dar’dan İndirme Erkanı

Bu erkan ayini cem erenlerinden biri Hakk’a yürür ise, bir süre sonra yakınları tarafından onun adına helallık alınması için yapılır. Borcu varsa bunlar halledilir. Meydan açılınca mütevvefa adına onun veli veya varisleri Dar-ı Mansur’a dikilirler. Mürşid “ağrınmış, incinmiş, gücenmiş kimseler var ise, dile gelsin, bile gelsin, hakkını talep eylesin, Allah eyvallah” diyerek canlardan görüş ister. Borcu varsa yakınları ödemeyi taahhüt ederler. Dede, dar’a duranlardan bu sözü, meydanda bulunanların huzurunda üç defa alır. Dede cem erenlerine helal edip etmediklerini de üç defa sorar. Cem erenleri helal ediyorlarsa “eyvallah” derler ve buna nişan gösterirler, yani niyaz ederler. Erkan usulünce devam eder. Dar’dan indirilmeyen merhum canın kabirde rahat etmediğine inanılır. Böylece kendisinden sonra eğer varsa borcunun yakınları tarafından ödenmesi, yoksa da herkesin hakkını helal etmesi sağlanmış olur.

5. Abdal Musa Erkanı

Abdal Musa Kurbanı da denen bu cem amaçları bakımından ikrar ve görgü ceminden farklıdır. Toplumu birleştirme-kaynaştırma amaçlanır, gençler yol-erkan öğrenirler, imanlar tazelenir. Diğer cemlerde olduğu gibi on iki hizmet yürütülür. Bazı bölgelerde perşembenin cumaya bağlandığı akşam yapılır. Okunan dualarda Abdal Musa’nın adı geçer.

“Bism-i Şah! Allah, Allah… Çıraklarımız aydın ola, Meydanlarımız kürşad ola. Hizmetlerimiz kabul ola. Muratlarımız hasıl ola. Dilde dileklerimizi, gönülde muratlarımızı vere. Üçler, Beşler, Yediler, Kırklar katarından, Fatıma güzarından ayırmaya. Dil bizden, nefes Oniki İmam, Hünkar Hacı Bektaş Veli, Şah Abdal Musa’dan ola. Abdal Musa Sultan’ın demi devranı yürüye, Şah İsmail efendimiz hazır ve nazır ola. Gerçeğe hu…” (Bozkurt, 1990: 194; Tekke Köyü’nde Abdal Musa dergahında yapılan törende Çerağcıya okunan dua.)

Abdal Musa kurbanında genellikle kurban ve diğer masraflar ayinde bulunanlar tarafından karşılanır.

6. Nevruz Erkanı

Nevruz günü olan 21 Mart akşamında gerçekleştirilen törendir. Nevruz Alevilerce Hz. Ali’nin doğum günü olarak kabul edilir. Hz. Ali’nin annesi (Fatıma bin Esed) sancılanınca Hz. Muhammed ona Kabe’ye gidip tavaf etmesini söyler. Fatıma tavaf ederken sancıları artar ve Kabe’nin içinde Ali’yi (eski takvime göre 9 martta, yeni takvime göre 21 mart’ta) dünyaya getirir (Noyan, 1995: 191).

Nevruz Sultan erkanı geleneksel olarak dünden bugüne gerçekleştirilmektedir. Bu törende nevruziye denen şiirler okunur, dualar, nefesler söylenir. Gündüz yapılırsa kırlara çıkılır.

Nevruziye

Evvel bahar oldu açıldı güller

Nağmesaz olmuştur bütün bülbüller

Yüz göstermiş bize lale, sümbüller

Nevruz bayramımız mübarek olsun

Dünyaya gelmiştir bu günde Ali

Budur erenlerin kararı kavli

Bu demdir cemi’i müşkilin halli

Nevruz bayramımız mübarek olsun

Emevi gürûhu bilmez bu zevki

Ali’yi sevenler gösterir şevk’i

Mes’adet demirdir bu demler saki

Nevruz bayramımız mübarek olsun

Hüsni Baba hamdet erdik bu deme

Gönüller girmiştir bağ-ı İrem’e

Verilmiş zevk ile safa ademe

Nevruz bayramımız mübarek olsun

KAYNAK: PROF. DR. HÜSEYİN BAL

Cemde sıralama

1) Dede Ceme girer ayakta (darda) olan cemaata dar duası verir.
2) Sohbet eder. (Aydınlatıcı konuşmalar yapar.)
3) Dede cemaattan razılık ister. Sorunlar varsa çözer. (Küskünleri, dargınları barıştır.)
4) Edeb erkâna dâvet eder.
5) Sâlat ve selam verilir.
6) On iki hizmet görev deyişi okunur. (zakir)
7) On iki hizmet sahiplerine dede toplu Dua verir.
8) Post serilir ve dual arı verilir.
9) Tezâkkâr hizmetleri ve duaları verilir.
10) Çerağ uyandırılır ve duaları verilir.
11) Süpürgeci hizmeti ve duaları verilir
12) Gözcü hizmeti ve duası.
13) Tevbe duası ve Nad-ı Ali (Hadis) okunur.
14) Secde (gülbang) duası
15) Duvazimam okunur
16) Secde duası
17) Tevhid edilir
18) Secde duası
19) Tevhit edilir.
20) Secde duası
21) Mir’aclama okunur ve kırklar semahı yapılır.
22) İstek semahları yapılır.
23) Saki suyu dağıtılır ve duaları verilir.
24) Mersiyeler okunur.
25) Secde duası
26) Süpürge (Farraş) hizmeti ve duaları verilir.
27) Lokma hizmeti ve duaları yapılır.
28) Çerağ söndürülür.
29) Post kaldırılır.
30) On iki hizmet yapanların toplu duası verilir.
31) Dağılma (Gidene – Durana) duası verilir.

Reklamlar

Alevikutuphanesi hakkında

Neden Aleviyiz? Yaşamı, evreni, dünyayı, insani ve bütün bunlarla ilintili ne varsa; doğru tanımlamak, kavramak, anlamak için Aleviyiz! Neden Aleviyiz? Kuranı kutsal kitap. Hz. Muhammed`i peygamber, Hz. Ali`yi ve On İki imamları rehber, Hacı Bektaş Veli`yi Hünkar, Pir Sultan Abdal`i Pir olarak bildiğimiz için Aleviyiz! Neden Aleviyiz? Asırlardır yok edilmek istenen, baskılara, katliamlara, iftiralar maruz kalan mazlum bir toplumun, haksızlığa ve zalimliğe boyun eğmeyen bir toplumun üyesi olmak için Aleviyiz! Neden Aleviyiz? Asırlardır insanlığa ışık tutan erenlerin, evliyaların, cümle kamil insanların şerefli ve aydınlık yolunda yürümek için Aleviyiz! Neden Aleviyiz? Yozlaşıp değerlerimize yabancılaşmamak için, Yobazlaşıp gerici gelenekleri inanç diye bilmemek için, Serçeşmeden yoksun kalmamak için, Yoksul olmamak için Aleviyiz! Bütün yozlara ve yobazlara inat ALEVİYİZ! ALEVİLİK inancımızdır

Mayıs 31, 2014 tarihinde KONULAR içinde yayınlandı ve , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin. Cem Nedir? Nasıl Yapılır? için yorumlar kapalı.

Yorumlar kapalı.

The WordPress.com Blog

The latest news on WordPress.com and the WordPress community.

Alevi Kütüphanesi

Bismişâh Allâh Allâh Gerçeğe Hû

%d blogcu bunu beğendi: