Cem Ve Nefes Ilişkisi..

Cem, Semah, Kurban bir ibadet tarzıdır. Bu törenler nefesler ve gülbanklar eşliğinde bir seremoni ve ritüeller zincirlemesiyle olur. Zakir (aşık, sazenderler): Bilal-i Habeş ve İmam Zeynel Abdul-Samed piri olarak kabullenilir.Hz.Muhammed, Bilal’e müzik icra ettirmiştir. Zakirler en az üç kişilik bir heyettir. Bağlama, ney, keman, kudüm gibi enstruman çeşitlerini çalarak; deyiş, düvaz, nefes, miraçlama söylerler. Semahcı (pervane):Ebu Zer Gaffari hizmet piridir.Bacı ve sofulardan oluşan semazenler, semah eda ederler.

Alevi toplumunda yılın veya haftanın belirli günlerinde Cem, Semah, Kurban törenleri yapılmaktadır.Bu törenlerin belirli bir amacı ve ibadete yönelik olarak da adlar vardır. Her Dede Ocağına göre değişiklikler arz eder. Bir Senede 40 civarında cem tutulur/eda edilir. 15 aşkın Cem, 8 Dar Çeşidi vardır. Cuma Cemi, Kurban Cemi, Eğitim Cemi, İkrar Cemi, Musahip Cemi, Görgü Cemi, Ölü Darı Erkanı Cemi, Düşkün Darı Cemi, Abdal Musa Cemi, Birlik Cemi, Lokma Cemi, Kırklar Cemi, Hızır Cemi, Hıdırellez Cemi, Nisan-Düğün Cemi, Lokma Cem gibi yörelere göre değişen adlarla anılan cemler vardır.

Bu cemlerde bağlama ile nefes/deyiş okuma ve geleneği binlerce yıl süre gelmiştir. Dini ve töresel bu gelenek; 12 hizmet adıyla bir seremoniyle başlar ve devam eder. Cem İbadeti; SERCEM denilen mürşit ya da pirin yönetiminde yapılır. Cem bütünselliği Alevi toplumunun Allah’a ulaşma yolunun mistik yanlarını oluşturur.Bu nedenlede müzik ve nefesin içeriği de mistik ortamın durumu yansıtır. Cem birleme ve bağlam da gülbank ile olur. Tek dalga Cemlerde 1 Duvaz 3 Nefes okunur. Sercem’in işareti ile yol kurallarına uygun ve ritüellerin sırasına göre Zakir nefeleri çalıp söyler. Cem lokmasız olmaz. Bu nedenle her cemde muhakkak bir yiyecek yenir ve içilir. Bu bağlamda bizde Alevi Yolu’nu içeren SAHİ’in bir deyişine burada yer verelim:

Kurbanlar tığlanıp gülbang çekildi
Gaflet uykusundan uyana geldim
Dört kapı sancağı anda dikildi
Üryan büryan olup meydana geldim.

Evvel eşiğine koydum başımı
İçeri aldılar döktüm yaşımı
Erenler yolunda gör savaşımı
Can baş feda edip kurbana geldim

Ol demde uyandı batın çerağı
Rehberim boynuma bend etti bağı
Üçer adım ile attım ayağı
Koç kurban dediler inana geldim

Pirim kulağıma eyledi telkiyn
Şah-ı Vilayet’e olmuşum yakın
Mezhebim Ca’ferüs Sadık-ul metin
Allah dost eyvallah peymana geldim.

Özüm darda yüzüm yerde durmuşum
Muhammed Ali’ye ikrar vermişim
Sekahüm hamrini anda görmüşüm
İçip kana kana mestane geldim

Yolumuz On İki İmam’a çıkar
Mürşidim Muhamed Ahmed-i Muhtar
Rehberim Ali’dir sahip-Zülfikar
Kulundur ŞAHİ’ya divana geldim

Cem törenlerine de çoğunlukla zakir tek kişi olur ve nefesleri okur, ancak sazlar birkaç tane olabilir. Erkek zakirlerin yanında kadın zakirlerde vardır. Aleviler de bütün deyişler enstrüman eşliğinde okunur. Bu enstrümanlar Dersim’de farklı Bulgaristan Alevilerinde farklı olup yörelere göre değişiklikler gösterir. Bağlamalar temel enstrüman olmak üzere, keman, kabak kemane, kudüm de icraya katılmaktadır. Nefeslere tek olarak seslendiren zakire; cemi yöneten Dede ve diğer aşıklarda belirli safhalar da eşlik edebilmektedirler. Çok enstrümanla yapılan bu eşlik bazen vokal ya da birkaç kadın ve erkekten oluşan koro katılımla da nefes söylemeleri gerçekleşmektedir. Koral seslendirmeye her cemde rastlamak olanağı yoktur. Müzik açısından gelişkin bazı Dede Ocaklarında yetişmiş ozanların bu tip müziği birlikte icra edebilme yeteneğine ve becerisine rastlamak mümkündür. Kısas Köyü, Kantarma Köyü, Hubyar Köyü, Onar Köyü gibi Alevi Cemaatlerinde toplu müzik icrası yapabilmektedir. Alevi toplumunda enstrümansız koral icra olmaz.

Muhabbet cemlerinde seslendirilen deyişlerin melodilerinde ise daha dünyevi duyguların egemen olduğu hemen hissedilir. Nefeslerin melodik örgüleri cemlerin durumuyla yakından ilgilidir. Tevhid zikri ağırlıklı özsel “İçeri Cemi”nde mistik karakterli, insanları coşku ve cezbeye getiren nefesler çalınıp söylenir. Bu nefeslerde ilahi bir veche ve gizemli bir örtü kalıbı melodisi vardır. Her Dede Ocağı kendine göre benimsediği 7 ulu Ozanın bir nefesini yöresel müzik kalıbıyla seslendirerek Cemlerde huşu içinde söyler. Bu anlayış “yol bir sürek bin bir” ifadesinde somutlaşmıştır.

Bu inançta Orta-Asya Türklüğündeki Gök-Tapınak geleneğinin bir uzantısıdır.Türk kültürünün altın çağı dediğimiz Karacaoğlan çağında, Karacaoğlan sevdiğinin gözlerini methetmek için Türkistan coğrafyasında gezinir. Bu, halk kültürünün ileri düzeyde bir temsilcisinin his dünyasında kendini bulmuştur. Sevdiğinin gözlerini Belh’e, Buhara’ya, Türkistan’a değer gözlerin diyerek ifade eder. Karacaoğlan’ın dünyevi deyişi ile manevi semah nefesi; insan olmanın güzel bir ifadesidir.
TEVHİD NEFESİ

Girdi Muhammed Canım Sürelim hümmed

Bir adın Ahmet canım Elhamdürüllah

Canım Elhükürüm Allah

Göklerde ay var yoksullar baylar

Allaha yalvar canım Elhamdürüllah

Göklerde yıldız sürelim dümdüz

Geceler gündüz canım Elhamdürüllah

Gör Yunus ne demiş

Sıtk ile hü demiş!…(*)

Ilgıt ılgıt eser seher yelleri

Burcu burcu kokar onun gülleri

Yeşil alem çekmiş gider yollara

Ellez dedem gelir bizim ellere

Allah Hü, Allah, Hak La İlahe İllallah!…

İndim seyreyelim Çini Maçini

Gönlüm arzulayor Ali Koçunu

Arzeyledim göremedim göçünü

Ellez dedem gelir bizim ellere

Dedem her dem gelir bizim ellere

Allah hü Allah Hak la ilahe illallah!…

Kavuşturdun hem bağ ile bostanı

Göresim geldi gözler mestanı

İndim seyreleydim Arabistanı

Ellez dedim gelir bizim ellere

Dedem her dem gelir bizim ellere

Allah hü Allah Hak la ilahe illallah!…

Denemek mi olur gökte yıldızı

Bağrıma kar etti nadanın sözü

Arıdan ipekten bunların sözü

Ellez dedem gelir bizim ellere

Dedem her dem gelir bizim ellere

Allah hü Allah Hak la ilahe illahlah!…

Muhyettin efendim Hızır atası

Hazreti Haktan tutmuş putası

Üçüde bir olmuş okur fetvası

Ellez dedem gelir hem bu demlere

Dedem her dem gelir bu demlere

Allah hü Allah Hak la İlahe İllahlah!…

Bir dem usluyam bir dem deliyim

Coşarsam da hendeğimde doluyum

Eşiğinde edna geda kuluyum

Ellez dedem gelir bizim ellere

Dedem her dem gelir bizim ellere

Allah hü Allah Hak la İlahe İllahlah!…

Muhyettin efendim bunlar yemeni

Kimi Türk’tür kimi Hasan Abdallı

Arıdan ipektten bunların gönlü

Ellez dedem gelir bizim ellere

Dedem her dem gelir bizim ellere

Allah hü, Allah, Hak la İlahe İllahlah!…

ABDAL DEDEM eydür ahuben ağlar..(**)

Coşkun sular gibi ahüben çağlar

Eşiğine yüz sürdüğün erenler

Ellez dedem gelir bizim ellere

Dedem her dem gelir bizim ellere

Allah hü Allah Hak la İlahe İllallah!…

ABDAL DEDEM eydür dostlar yarenler

Ak ikrarın bir araya koyanlar

Eşiğine yüz sürdüğüm erenler

Ellez dedm gelir bizim ellere

Dedem her dem gelir bizim ellere

Allah hü, Allah, Hak la İlahe İllallah!…(***)

(*) Bu sözle birlikte her kıtanın sonunda Zakirle birlikte Canlar hep birlikte; “Allah Hü, Allah, Hak La İlahe İllallah!…” diyerek, Tevhit çekmeye başlarlar ve Yedi Kez huşu içinde dalgalanırlar.

(**) Zakirler: Dedem Abdal deyince, tevhid çeken erkekler tevhid çekmeyi bırakıp niyaz bent olarak yapılan duanın sonunu bekleyerek, nyaz bend şeklinde secdede kapalı durular. Bacılar secdeye varmazlar. Zakir nefese devam eder.

(***) Tevhid Nefesi bittikten sonra, Dede: Er cemali, Pir cemali Muhammed Mustafa’ya selavat diyerek canlarla birlikte topluca 12 İmamları da kapsayan salavat getirilir. Sonunda Dede tevhidin sona erdiğine dair bir gülbank okur ve canlar normal oturuşa geçerler.
Evvel eşiğine koydum başımı
İçeri aldılar döktüm yaşımı
Erenler yolunda gör savaşımı
Can baş feda edip kurbana geldim

Ol demde uyandı batın çerağı
Rehberim boynuma bend etti bağı
Üçer adım ile attım ayağı
Koç kurban dediler inana geldim

Pirim kulağıma eyledi telkiyn
Şah-ı Vilayet’e olmuşum yakın
Mezhebim Ca’ferüs Sadık-ul metin
Allah dost eyvallah peymana geldim.
Muhabbet cemlerinde seslendirilen deyişlerin melodilerinde ise daha dünyevi duyguların egemen olduğu hemen hissedilir. Nefeslerin melodik örgüleri cemlerin durumuyla yakından ilgilidir. Tevhid zikri ağırlıklı özsel “İçeri Cemi”nde mistik karakterli, insanları coşku ve cezbeye getiren nefesler çalınıp söylenir. Bu nefeslerde ilahi bir veche ve gizemli bir örtü kalıbı melodisi vardır. Her Dede Ocağı kendine göre benimsediği 7 ulu Ozanın bir nefesini yöresel müzik kalıbıyla seslendirerek Cemlerde huşu içinde söyler. Bu anlayış “yol bir sürek bin bir” ifadesinde somutlaşmıştır.

Bu inançta Orta-Asya Türklüğündeki Gök-Tapınak geleneğinin bir uzantısıdır.Türk kültürünün altın çağı dediğimiz Karacaoğlan çağında, Karacaoğlan sevdiğinin gözlerini methetmek için Türkistan coğrafyasında gezinir. Bu, halk kültürünün ileri düzeyde bir temsilcisinin his dünyasında kendini bulmuştur. Sevdiğinin gözlerini Belh’e, Buhara’ya, Türkistan’a değer gözlerin diyerek ifade eder. Karacaoğlan’ın dünyevi deyişi ile manevi semah nefesi; insan olmanın güzel bir ifadesidir.

Reklamlar

Alevikutuphanesi hakkında

Neden Aleviyiz? Yaşamı, evreni, dünyayı, insani ve bütün bunlarla ilintili ne varsa; doğru tanımlamak, kavramak, anlamak için Aleviyiz! Neden Aleviyiz? Kuranı kutsal kitap. Hz. Muhammed`i peygamber, Hz. Ali`yi ve On İki imamları rehber, Hacı Bektaş Veli`yi Hünkar, Pir Sultan Abdal`i Pir olarak bildiğimiz için Aleviyiz! Neden Aleviyiz? Asırlardır yok edilmek istenen, baskılara, katliamlara, iftiralar maruz kalan mazlum bir toplumun, haksızlığa ve zalimliğe boyun eğmeyen bir toplumun üyesi olmak için Aleviyiz! Neden Aleviyiz? Asırlardır insanlığa ışık tutan erenlerin, evliyaların, cümle kamil insanların şerefli ve aydınlık yolunda yürümek için Aleviyiz! Neden Aleviyiz? Yozlaşıp değerlerimize yabancılaşmamak için, Yobazlaşıp gerici gelenekleri inanç diye bilmemek için, Serçeşmeden yoksun kalmamak için, Yoksul olmamak için Aleviyiz! Bütün yozlara ve yobazlara inat ALEVİYİZ! ALEVİLİK inancımızdır

Mayıs 24, 2014 tarihinde KONULAR içinde yayınlandı ve , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin. Cem Ve Nefes Ilişkisi.. için yorumlar kapalı.

Yorumlar kapalı.

The WordPress.com Blog

The latest news on WordPress.com and the WordPress community.

Alevi Kütüphanesi

Bismişâh Allâh Allâh Gerçeğe Hû

%d blogcu bunu beğendi: