Osmanlı Belgelerinde Alevi/Bektaşilerin Baskı altına alınmaları ve İdam Sürgün Fetvaları-5

HATT-IHÜMÂYÛN SÂHH BUYURULDU DİYARBEKİR VALİSİ’NE HÜKÜM Kİ, Çarsancak ve Kıği taraflarında sâkin (oturan) eşkiyay-ı bed-nihâddan (aslı bozuk) Dersimlü ve Şeyhhasanlu râfızîyü-l-mezheb (Haz. Ebu Bekir ve Ömer’in halifeliğini kabul etmiyenler) olduklarından ifk-i (iftira) Sıddıka Bint-i Sıddık (Hz. Aişe’ye) iftira etmek) ve sebb-i şeyhayn (Haz. Ebu Bekir ve Ömer’in halifeliğin kabul etmeyen) ve ba’z-ı eshâb-ı güzîn (Haz. Muhammed’in yakınlarına sövdükleri) idüb ve bunın emsâli küfri mûcib revâfız-ı Acem (İran Şîa mezhebinden) oldıklarını itikadâtı (inanç) ile mu’tekid (inanan) ve nisvanları (kadınları) dahi zikr olınan i’tikadât-ı batıla (sapık inançlı) ile mu’tekadât (inanılan hususlar) olub ve ehl-i islâmdan nice kimselerin ıyâllerini (kadınlar) ahz (yakalayıp) ve es üzere râfız-ı Acem’e (sapık inançlı İranlılar’a) virüb ke ve nehb-i emvâl-i müslimîn (müslümanların mallarını çalma) müstemirreleri (sürekli yaptıkları) olmağla ohavâliler aha mal ve can ve ıyhal ve nisvânlarından (çoluk çocuk, kadınlar ile emn (güvenli olarak) ve rahatları kalmayub eşkıyây-ı me (yukarıda sözü edilen Dersimlü ve Şeyh Hasanlu) ibadulerine tasallut ve istîlâları (sataşıp, bir yeri güç kullanarak çirme) müzdâd (çoğalma) olduğı mukaddemâ (önceden) der-devlet (padişaha) ihbâr olındıkda husûs-ı mezbûr (yukarıda sözü edi a’lemü-l-ulêmâ mütebahhirîn (bilginlerin en geniş bilgilisi) efdâllâi-l -müteverri’în (erdemlilerin en erdemlisi, dinin şeylere sımsıkı bağlı) bahr-ı zehhâr (coşkun deniz gibi) ulûm-ı (çeşitli bilimler) ve yenbû ‘u-l-enhâr-i (birçok bilgi kaynağı sorunları çözen) ve fetvâ ve Habis-i libâs-ı verâ’ü takvâ hâlâ Şeyhü-l-islâm ve müfti-l-enâm (şeyhislâm) olan Mevlâr HAYRAHMED idâme Allahü teâlâ fazâiluhûdan (Tanrı erdemini artırsın)istiftâ’ (fevâ isteme) olındıkda: “Sebb-i Şey Ebu Bekir ve Ömer’i halife tanımayan) ve onlara küfür edenler) ber-vechile halâs (hiç bir surette kurtuluş) olmayub bila-âm KATLOLUNURLAR” deyû iftâ (vetvâ verme) itmeleriyle mevlânâ rün-ileyhin (yukarıda adı geçen Şeyhülislâm) fetvây-ı şerîfe cibince tavâif-i merkûmenin şer’an haklarında iktizâ iden ahkâm-ı şer’iyyenin (şeriata göre) tertîb ve uygulanarak) melanet ve fezaâtlarından (hakaret ve edepsizlik (yöre) ve ve ibâdın (insanların) te’mîn ve irâhası (güvenli hatları) içün bundan akdem evâmir-i şerîfemle ol taraf ve havâllan vülât (valiler) ve hükkâm (yargıçlar) ve zâbitân ve sâirref sudûr bulan evâmir-i şerîfemle (fermanlar) me’mûr ta’yînler iken Şark Seferleri 1731’de başlayan Osmanlı-İran savaş takrîbi (yaklaşması) ile te’dîb güşmalleri (kulaklarını çalmak) sâikına ta’vîk (geçikme) ve te’hîrde kalmağla eşkı merkume itdikleri fazahâtın (edepsizliğin) cezâsını bulmadıklarından tekrâr şimdi cibiliyet-i habis-i âlûdlarından (yaradılışlarında bulunan) olan şekavet ve melanetlerin îka’a (hırsızlıkve hainlik yapmaya) tasaddi (kalkışma) ve Çarsancak (Akpazar) nevâhisinden (bucak) Şakakı () nâhiyesin vakt-ı zuhr (öğle zamanı) da zikr olan şakilerden altı yüz nefer eşkiya basub on bir nefer adamı ve on yedi nefer adamı mecrûh ve nice sıbyanı (çocukları) atları ayak altında helâk ve ahali-i nahiyenin bi-l-cümle nukuh (parası) ve emlâk ve eşya ve haliyyisâ (kadınları) ve on bir bin yedi yüz aded koyun ve keçilerin ve üç yüz otuz re’s (baş) katır ve iki yüz elli re’s beygir ve yüz otuz merkeb ve altı yüz elli karasığır ve sâir mameleklerin (nesi varsa) nehb-i garet (yağma edip çalma) eylediklerinden ma-adâ Mazgirt kasabası kurbında (yakınında) vâki’ (bulunan) Haran nâm karyeyi dahi basub beş nefer adamı katl ve altı adamı dahi meruh (yaralama) ve mâ-meleklerin (neleri varsa) bi-l-cümle ihtilâs (kapıp kaçma) ve intihabât (yağma talan etme) ve bu gûne teaddî ve fesâdlarından (düşmanlık ve kötülüklerinden) ekser ahali perâkende ve perişan (öte beriye dağılma) ve bakilerinin dahi ber-vechile temekkün (yaklaşma) ve istikrâra (iyice bir yere yerleşme) mecalları kalmadığı nümâyân (belli olma)oldığın Çemişgezek Kadısı Seyyid Ahmet ve Sağman’ın Kadısı el Hâc Ömer ve Mazgird Nâibi Seyyid Hüseyin ve Pertek Nâibi Seyyid Ahmet zîde fazluhum (erdemleri artsın) başka başka arzitmeleriyle eşkiyây-ı sâlifü-l-beyânın bundan böyle kat’a (kesinlikle âmân ve zaman virilmeksizin umûmen ahz ü istîsâlleri (yakalayıp tepelemeleri) farîza-i uhde-i dîn ve devlet (üzerinde Tanrı’nın buyruğu olduğu) ve vâcibe-i zimmet-i saltanat-ı ebed-müddetimden (sonu olmayan hükümdarlığın üzerinde yapılması vacip derecesinde gerekli) olub muktezây-ı şer’i kavîm (güçlü şeriat gereği) ve levâzım-ı kıstâs-ı müstakim (ölçülü hak yol) üzere cezây-ı mâ- yılıklarının (uygun) icrâ ve tertibi aksây-ı murâr-ı hümâyûn- hüsrev-ânem (bunların cezalandırımalarını son derece arzu etmekteyim) olduğu ecilden bu emr-i mühim -idiniyyenin sizinle haberleşüb re’y-i rezîn (ihtiyatlı) üzere amel ve harekete kıyâma mübâderet (işe girişme) itmen içün Palu ve Eğin (Kemaliye) Hâkimleri ve Kiği ve Kuzcan () Beğleri dâme izzihi (büyüklükleri devam etsin) ve Çarsancak (Akpazar) Voyvodası Osman ve Kâhli (Kâhta) Sağıroğlu ve Kuruçaylı Şehsüvâr Oğlu ve Kâhi (Kâhta) voyvodası zîde kadrühüm (Onuru çoğalsın) kapuları (yanında hizmet edenler) halkı ile maiyyetine me’mûruvillen ve Çarsancak (Akpazar) ve Kâh (Kâhta) ve Kuruçay’ın (Ilıç) darb ve harbe kadi (vuruşma ve savaşma) il erleri ve Çihanbeğlü Mîr Aşireti halkı ile ma’iyyetine me’mûr ve bi emr-i müteattimin (zorunlu emir) itmâm ve esından (emri yerine getirmek) matlûb-ı hümâyûnım (padişahın isteği) olmağın imdi işbu Emr-i şerîfim (ferman) (boş bırakılmış) ile ve sûlinde (ulaşınca) Sen ki, Vizîr-i Müşharün-ileyhsin (Diyarbekir Valisi) mûmâ-ileyhim (yukarıda adları geçen yöneticiler) haberleşüb bir vat-i saat ta’yîn ve muayyen olan vakitde ale-l-gafle (bir dalgınlı getirerek) üzerlerine iki tarafdan varılmak iktizâ ider bu vechile mübşeret olınmak işi görilür ise o vechile hareket iderek eşkıyây-ı merkumenin (Dersimlü ve Şeyh Hhasanlı’lar) her ne mahalde bulunurlar ise ale-l-ittifak (hep birlikte) üzerlerine varub eğer muhârebeye tesaddî (kalkışırlarsa) liderlerse siz dahi muhârebe ve mukatele ile mukaddem (önceden) virilen fetvây-ı şerîfe mûcibinde haklarında şer’le (mahkeme lâzım gelen ahkâm-ı şer’iyyeyi (İslâm hukukı üzere) tertîb ve icrâ veşerr ü mazarratların bilâd ve ibâd (yöre ve insanlar) üzerinden def’ ve ref’e (sapık inançlı) (kaldırma) saly-ı mâlâ – (okunamadı) eyliyesin tâife-i merkume rave ilhhad üzere mahbûl bağlı bir kavm-ı leîm (aşağılık insan topluluğu oldıkları vâzıh ve zâhir (apaçık meydanda) olub bunların şer’an İ’dâmları lâzım geldüğine mukaddemâ (önce) fevây-ı şerîfe virildiğinden başka katl-i nüfus (insan öldürme) nehb-i emvâl (mal çalma, yağma etme ile sâ’î bi-l-fesâd (ortalığı birbirine katan) ve muzır-ı ibâd (insanlara zararlı) oldıkları dahi âşikâr ve bâhir (meydanda) olub vücûhle istîsâlleri (kökünü kurutma) lâzım gelmekle kahr ve tedmîrleri (yol edip tepeleme) mesûbât-ı dünyeviyye-i ve uhreviyyesi müstelzim (tarafı tarafından verilen mükâfat) olmağın bu bâbda icrây-ı levâzım dîn-i mübîn (İslâm dini) ve ihkâm-ı ahkâm (hüküm ve emirlere bağlılık) Seyyidi-l-mürseline (Peygamber) ittidâr (acele) ile ber-muktezây-ı şir’-i kavîm (güçlü şeriat gereği) haklarından îcâb iden ahkâm-ı şer yenin icrâ ve edesınâ sa’yi belîg (gereği gibi çalışma) idüb lâkin eşkıyây-ı merkumeder olmayan bî-günân (suçsuz) olanlara taarruzdan ve celb-i mâlden (rüşvet alma) be-gayet tehâşi (sakınca) ve ihtirâz olınmak (çekenme) olınmak bâbında fermân-ı âlî-şânın sâdır olmışdır BUYURULDU HÜKÜM. Fî evâsıt-ı (10-20) rebiyü-l-ahhir sene 1146 (Eylül 1733) SÂHH BUYURULDU BİR SÛRETİ: Palu Hâkimine BUYURULDU BİRSÛRETİ: Eğin (Kemaliye) Hâkimine BUYURULDU BİR SÛRETİ: Kığı Sancakbeyi’ne BUYURULDU BİR SÛRETİ: Çarsancak (Akpazar) Voyvodası Osman zîde meduhû (şan şerefi çoğalsın) Çarsancağın darb ve harbe kadir il eshâbiyle. BUYURULDU BİRSÛRETİ: Kâhlı (Kâhta)Sağır Oğluna, Kâhın harb ve da kadir il eshâbiyle BUYURULDU BİR SÛRETİ: Kuruçaylı () Şehsüvar Zade’ye Kuruçay’ darb ve harbe kadir il eshâbiyle BUYURULDU BİR SÛRETİ: Kâh (Kâhta) Voyvodası’na SÂHH BUYURULDU: Cihanbeğli Mir Aşiretine, aşireti halkı ile BİR SÛRETİ: Erzincan Serdarına. Belge: BOA – Cevdet Dahiliye, No 16543 ŞEYH HASAN AŞİRETİ’NİN BÜYÜKLERİ İDAM, ÇOCUKLARI SÜRGÜN EDİLSİN” DENEN ŞİKÂYET DİLEKÇESİ Yazı: Gurre Şevval 1138 (Haziran 1726) yıl Padişah 3. Ahmet dönemi, Sadrâzam: Nevşehirli İbrahim Paşa, İran’da yönetimde ise Nadir Şâh’tır. Bu yıl, “LÂLEDEVRİ”nin en görkemli lâle sevgisi dönemiydi, bir lâle soğanı 100 kuruş (hatta Mahbub-ı zaman lâ soğanının değeri 1000 altındı). O yıllar, (1722-1727) Osmanlı-İran savaşı sürüp gidiyordu. Kimden: Çarsancak (Akpazar) ilçesi ahalisinden 31 kişinin imzalayıp birlikte sundukları dilekçe. Kime: Divân-ı Hümâyûn’a Konu: Çarsancak ilçesi ahalisi Divân-ı Hümâyûn’a sundukları toplu dilekçelerinde: O yörede bulunan ŞEYH HASANLI Aşireti’nin eşkiya ve kızılbaş oldukları, bunlardan can ve mal güvenliklerinin kalmadığı, üzerlerine gelen devlet güçlerinin bile onlarla başedemedikleri, Erzurum ve Diyarbekir illeri valileri askeri güçleri bunların hakkından gelmeleri, ferman ve mahkeme kararlarını tanımayan devlet yetkililerine karşı gelen daha önce bu gibi aşiretlere uygulandığı gibi, ileri gelenlerini idam, çoluk çocuğunu da genel sürgün etmeleri istenmektedir. BELGENİN ÇEVİRİSİ Atabe-i aliyye-i adâlet ünvân ve südde-i seniyye-i saadet nişânü-l-âzâl-i âliyyen ilâ yevmü-l- aşr ve-l-mîzân-ı türûbına; Çarsancak (Akpazar) kazâlarının mahzarıyle (toplu dilekçe) arz-ıhâleri budır ki: ŞEYH HASANLI EKRÂDI(1) eşkiyası envâ’-ı şekavetiyle (çeşitli hırsızlık) tuğyân ve isyân (azarak başkaldırma) üzere ol etraf eyâletler arz idüb (dilekçe sunma) Fermân-ı âlî ile mübâşir ta’y buyurulan Saadetlü âmme-i nâsa (tüm insanlara) merhametlü Sadrâzam velyü-n-niam Efendimiz hazretlerinin yeğeni kıdvetü-l-emsâl ve-l-ekârim (akrabaları arasında pek onurlu ve cömert) el-Hâc İBRAHİMBEY Hazretleri ser-asker ta’yînolunan RİŞVANOĞLUÖMERBEY’e gelüb yedinde (elinde) olan Fermân-ı celilü-ş şânı teblîğ ve feth-i kıraat (açıp okuma) ve mezmûnı münifi (içeriği) ma’lûm olub me’mur olan kimesnelere sûret-i fermân tarîr (yazılıp) olub gönderildikde RİŞVANOĞLUÖMERBEĞ dahi Malatya’dan kendi taraflarından iki bin mikdarı asker ile gelüb Çarsancak kazasına dahil oldıkda bunlar dahi cümlemiz bin kadar asker ile vardukda ve ŞAH SUVAROĞLU dahi bir mikdar adam ile gelüb ve PALU Beği dahi yüz kadar at ile gelüb iki gece meks (kalıp) idüb “Ben cenge döğüşmeye geledim” de firhar idüb giri gitdi ve DİYARBEKİR paşası mütesellimin (tahsildar) gönderilüb ve Bey hazretleri tarafından giden çukadarı (kapıcı) DİYARBEKİR bunda (yakınında) soyub uryan (çıplak) dönüb geldükde ve KIĞI voyvodası (iltizam vergisi toplayan) sûret-i emr-i âlî (yüce emir-ferman) gönderildikde gelmedüğinden maâdâ istimâ’ (işitildi) olındı ki ekrâd eşkiyasından bir mikdar mal alub gelmedi ve KEMAH dahi fermanda memur olmağla iki def’a kendülerine çukadar ile ferman sureti vardukda SAGIROĞLUİBRAHİMmarîz ve alîl (sakat ve hasta) saç ve sakalı dökülüb gözleri a’mâ olub gelmiye iktidarı olmayub karındaşı Halil ve oğulları itas fermân idüb gelmediler ve mezkûr SAĞIROĞLU İBRAHİM KEMAH kasabası cümle ihâlisi içinde bi-l-ittifak cevap itmiş: “Benim kardaşım Halil cümle Ekrad eşkiyasını KEMAH tarafına getürüb Ekrâd eşkiyasına muîn (yardımcı ve yatakdır ve cümlesi yanında ve kavlinde “deyû takrîr (konuşma) eylemişdir ve sair itâat-ı emri âlî idenleriyle eşkıyây-ı emzbûrlar (sözü edilen eşkiya) sakin oldukları mahalle karîb (yakın) OVACIK nâm mahalle varub eşkıyây-ı mezkûre suret-i ferman ve taraf-ı şer’-i şerîf (mahkenden mürâsele (resmi kaldı mektubu) ve ser-askerden re’y kâğıdı gönderilüp üç def’a göndürildikde itâat itmeyüb giden adamı katl idü bütün kalkul KEMAH toprağına SAĞIROĞLU HALİL’in yanına varub RİŞVANOĞLU’nun bir miktar adamları mezbûr eşkiyalar ki akablarınca (arkalarından) varub KEMAH tarafına vardıklarında eşkiyalar RİŞVANOĞLU’nun bir miktar adamını katl idüp askere haber geldükde umûmen asker cem’ olub KEMAH toprağına üzerlerine vadıklarında müceddeden ferman sureti göndürildükte ber-vechile itâat-ı ferman itmeyüb KIZILBAŞ-I BED- MAAŞ (davranışları kötü Kızılbaşlar) oldukları aslâ şübhe kalmadı ve üzerlerine varıldıkda cenge ve cidale (savaşa sürû’ (kalkışma) idüb ol şakiler bozulub münhezim olmak (bozguna uğramak) üzere iken SAĞIROĞLU HALİL’in dört beşyüz kadar adamı Meyvan Uşağı ve Gülâbi Uşağı nâmân (adlı) meşhur kuttâi-t-tarîk (yolkesen soyguncu ve muzîri-n-nâs (insanlara zararcılar) ile Ekrâd imdâdına gelüb iki gün ceng ü cidal (savaş) den sonra askerimizi bozub ÖMERBEL ve Çarsancak (Akpazar) askerinin iki yüz kırk bin nefer adamlarımızı idüb âlât-ı ceng (silâhlar) ve at ve pusat (at takımı) ve kılınc ve tür ve raht (yol eşyası) ve silâh ve cümle eşyaların zabt idüb bu şakillere muîn (yardımcı) olan SAĞIROĞLUHALİLve KARINDAŞI OĞLULARI ve KIĞI VOYVODASI kaç kimesneler ki başlarını kesmedikçe ol KIZILBAŞ ŞAKİLER’in haklarından gelinmez ve-l-hâsıl eşkiyay-ı mezbûrların (yukarıda adı geçen eşkiya) mûînleri (yardımcıları) olub sahib çıkub himâye idenler ki vecharzdan (yer yüzünden) vücudları ref’ (kaldırma) olub eşkıyây-ı mezbûrl’ın üzerine ERZURUM MÜTESSELLİMİ eyaletiyle ve DİYARBEKİR MÜTESELLİMİ eyletiyle üzerlerine gelüb bundan akdem (önce) şekavet ile meşhûr KOKOÇUŞAĞIgibi ve KREŞORLU eşkiyaları gibi nefy-i âmm (genel sügün) ile katl olınub ıyâlleri nefy-i ebedî (ÇOLUKÇOCUĞUNBİR DAHA DÖNMEMEK ÜZERE SÜRGÜN EDİLMELERİ) olmadukça ÇARSANCAK (Akpazar) EYÜZİCAN (ve etraf kazalarda şenlik kalmayub harâbe (yıkıntı) ve reâya (gayri müslim) fukarası perakende ve perişan olacağı emr-i muhakkaktır ve mezkûşakiller dahi şer’a (şeriata) ve fermana itâat itmeyüb ve iskânı kabul eylemek emr-i muhâldir (gerçekleştirmesi olanaksız emri) ve bu def’a askerlerin inhizâmına (bozulması) ÖMERBEĞ’in gurûriyeti sebebiyle olub fukaranın ahvali diğer gûn (bozuk) olmağla fukara kullarına merhamet ümidiyle veki’-i hâl alâ vuku’a birle pâd-şâhî a’lâya i’lâm olındı. Baki emr ü ferman der-adlindir. Tahrîren fî gurre şeyhr-i Şevvalü-l-mükerrem fi sene 1138 BENDE-i BENDE- İ BENDE-İ BENDE-İ BENDE-İ BENDE-İ Ahmed el-Hâc Ömer Mustafa Hamzar Halil Ebu-l-Hayr MÜHÜR MÜHÜR MÜHÜR MÜHÜR MÜHÜR MÜHÜR BENDE-İ BENDE-İ BENDE-İ BENDE-İ BENDE-İ BENDE-İ EL-Hac Osman Osman Hasan Hüseyin Ömer Süleyman MÜHÜR MÜHÜR MÜHÜR MÜHÜR MÜHÜR MÜHÜR BENDE-İ BENDE-İ BENDE-İ BENDE-İ BENDE-İ Ahmed Mehmed Ali Mustafa Ahmed MÜHÜR MÜHÜR MÜHÜR MÜHÜR MÜHÜR BENDE-İ BENDE-İ BENDE-İ BENDE-İ BENDE-İ Ebu-l-Hayr Veli Hüseyin Osman Süleyman MÜHÜR MÜHÜR MÜHÜR MÜHÜR MÜHÜR BENDE-İ BENDE-İ BENDE-İ BENDE-İ BENDE-İ Ebu Bekir Mehmed İsmail Halil Bekir MÜHÜR MÜHÜR MÜHÜR MÜHÜR MÜHÜR BENDE-İ BENDE-İ BENDE-İ Hüseyin Abdullah Hasan MÜHÜR MÜHÜR MÜHÜR Belge: BOA – Cevdet Dahiliye, No 14257 ŞERİATA AYKIRI DAVRANAN DERSİM ŞEYH HASAN AŞİRETİ’NİN HAKKINDAN GELİNMESİ Yazı: Gurre (1-10) Şa’ban 1201 (Mayıs 1787) yılı Padişah 1. Abdülhamit dönemi, Sadrâzam: Koca Yusuf Paşa’dır. O yıllar, (1787-1792) Osmanlı – Rus ve Avusturya savaşı sürüyordu. 1. Abdülhamit bozuk giden ekonomik durumun düzelmesi için Peygamber Hz. Muhammed’in adından meded umarak sadrâzamlarının çoğunu MEHMET adında kişilerden seçiyordu, fakat bu Mehmet’lerin dini bilgileri yetersizdi. Kimden: KEBAN ve ERGANİ Ma’den Emini el-Hac Ali’den Kime: Divân-ı Hümâyûn’a – Rapor Konu: KEBANve ERGANİ madenleri sorumlusu yöredeki aşiretlerin bu madenlerin işletmesinde devlete birçok güçlükler çıkardıkları gibi kendi aralarında da anlaşamadıkları, sürekli savaş halinde bulundukları, hele ŞEYH HASANLI, DERSİMLİLER’in inançları şeriata aykırı olup, Hz. Ebu Bekir, Ömer ve Osman’ın halifeliğini tanımazlar, “ne yapıp edip bunların hakkından gelinmesi” istenmekdir. BELGELERİN ÇEVİRİSİ Devletlü İnâyetlü Mürrüvvetlü Veliyyü-n -niam Efendim SULTANIM Hazretleri. Hemâre (sürekli) Cenâb-ı feyyhaz-ı mutlak vücud-ı mürüvvet-nümûd-kerîmânelerin âlâm ve ekdârdan (acıdan tasadan) masun ve me’mûn ve eyyâm-ı ömr ü devlet ve ikballerin (korusun, devlet işlerinde başarılı mütezâyid ve efzûn (çok çok artsın) eylemek da’vatı bi-hulûsu-l-bâl (can u gönülden) te’diye ve ikmhal kılındığı ma’razında (bir şeyin bildirildiği yer) arîza-i bende-i nâ-tüvânlarıdır ki, (ben âciz kişinin dileği)unde-i çâker-ânem (üzerime bırakılan) olan KEBANMADENİ bûkâtından (bağlı) ÇEMİŞGEZEK ve ÇARSANCAK (Akpazar) ve eyâlet-i Sivas’dan Eğin (Kemaliye) ve GÜMÜŞHANE muzâfâtından KEMAH ve KURUÇAY (İliç) ve Gercanis ve eyalet-i Erzurum’dan TERCAN ve ERZİNCAN kazâlarına bir tarafı semt ve civar olan DÜÇEK ve ŞEYH HASANLU eşkiyaları dimekle ma’rûf şekavet-pişeler (hırsı şekavet-pîşeler (işi gücü hırsızlık yapma) ve –endîşelerin (kötülük yapmayı kuran) nice müddetden berû âdet-i müstemirreleri (sürekli yapmaya alışık) olan fazahat ve şenâat (kötülük) ve envha-ı bedü mezâlim (çeşit çeşit haksızlıklar) ve teaddiyatlarının (düşmanlık) vedâyi-i cenâb-ı bâri (Tanrı tarafından emanet edilen) fukarây-ı niyyet ve kuttan-ı vilâyet (ilde oturanlar) üzerlerinden indifâ’ ve maslûbiyyeti (asılarak yoketme) istid’âsiyle sene-i güzeştede’ (geçe yıl) kazâha-i mezkûrûn (yukarıda adı geçen ilçeler) fukarâlarının divân-ı ma’delet-ünvâna 5yüce adalet) ref-i rik’a-i iştikâlarına (şikâyet etmeleri) mebni MA’DEN-İKEBAN’ın hâvi olduğu kazâha-i fukarâlarını dest-i tetâvül-i mezâlimden (baskı yapan ellerden) vikaye birle (kurtararak) te’mîn-i kulûb-ı ıbâde (insanların gönlünü kazanmak) bezl-i mağderet (çalışma) eylemem bâbında yed-i çâker-âneme (elime) i’tâ buyurulan bir kıt’a emr-i şerîf-i âlî-şânın infâz ve icrâsı emrinde sarf mâ-hasal-ı kudret

Reklamlar

Alevikutuphanesi hakkında

Neden Aleviyiz? Yaşamı, evreni, dünyayı, insani ve bütün bunlarla ilintili ne varsa; doğru tanımlamak, kavramak, anlamak için Aleviyiz! Neden Aleviyiz? Kuranı kutsal kitap. Hz. Muhammed`i peygamber, Hz. Ali`yi ve On İki imamları rehber, Hacı Bektaş Veli`yi Hünkar, Pir Sultan Abdal`i Pir olarak bildiğimiz için Aleviyiz! Neden Aleviyiz? Asırlardır yok edilmek istenen, baskılara, katliamlara, iftiralar maruz kalan mazlum bir toplumun, haksızlığa ve zalimliğe boyun eğmeyen bir toplumun üyesi olmak için Aleviyiz! Neden Aleviyiz? Asırlardır insanlığa ışık tutan erenlerin, evliyaların, cümle kamil insanların şerefli ve aydınlık yolunda yürümek için Aleviyiz! Neden Aleviyiz? Yozlaşıp değerlerimize yabancılaşmamak için, Yobazlaşıp gerici gelenekleri inanç diye bilmemek için, Serçeşmeden yoksun kalmamak için, Yoksul olmamak için Aleviyiz! Bütün yozlara ve yobazlara inat ALEVİYİZ! ALEVİLİK inancımızdır

Mart 9, 2014 tarihinde KONULAR içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin. Osmanlı Belgelerinde Alevi/Bektaşilerin Baskı altına alınmaları ve İdam Sürgün Fetvaları-5 için yorumlar kapalı.

Yorumlar kapalı.

The WordPress.com Blog

The latest news on WordPress.com and the WordPress community.

Alevi Kütüphanesi

Bismişâh Allâh Allâh Gerçeğe Hû

%d blogcu bunu beğendi: