Osmanlı Belgelerinde Alevi/Bektaşilerin Baskı altına alınmaları ve İdam Sürgün Fetvaları-4

Vusûl buldukda te’hîr eylemeyüb mezkûrları (adı geçenleri) yarar adamlar koşub südde–i saadetime irsâl eyleyin amma adamlarınıza muhkem tenbih ve te’kid eyleyin yolda vardıkda ve menâzil ve merâhilde evkât vechile görüb gözedüb gaflet ile kaçurub gaybet itdirmekden ziyade hazer eyliyeler (sakınma) şöyle ki ihmâl ve zâhileden idüb bir tarîk ile kaçırub gaybet itdiklerinden (yitirdikleri) mezkûrlerin olacağı ukubet (ceza) onlara olmağın mukarrerdir âna göre basîret üzere olub gaflet ve ihmâl eylemiyeler. Bir sureti: Müsarün–iley amasya Kadısına yazıla ki, Sen ki kadısın Nâibin Seyyid Ahmed Sûret–i sicill gönderüb taht–ı kazânızda karye–i İmâr’dan Ercüment nâm kimesne, Bir sureti: Dahi müşârün–iley kara Kadısına sen ki kadısın suret–i sicil gönderüb taht–ı kazânızda karye–i Karakedi’den Halil nâmkimesne ÇANKIRI ÇERKES’TEKİ KIZILBAŞLAR’IN HAKLARINDAN GELİNMESİNE YAZI: 27 Rabiyü–l–ulâ sene 979 (Temmuz 1571), Padişah 2. Selim (Sarı Selim) dönemi, biryıl önce Kıbrıs alındı, yeteneksiz birinin donanma kumandanı olması nedeniyle 10 Ekim günü İnebahtı (Lepanto– Yunanistan’da) deniz savaşını yitirdik. O yıllar Don ve Volga nehirleri arasına kanal yaparak donanmamızı Hazar Denizi’ne geçirme düşünüldüyse de Sokollu Mehmet Paşa’nın ağır davranmasından gerçekleşemedi. 2. Selim sefere çıkmayan ilk padişahtır. KİMDEN: Divân–ı Hümâyûn’dan KİME: Çerkeş Bey’i, Budaközü, Yüzde Pare, Hüseyin Abâd, kadılarına HÜKÜM KONU: Çerkeş yöresinde bazı kişilerin KIZILBAŞ ve bozguncu olduklarına ilişkin yapılan şikâyet üzerine bunların yakalanıp yargılanmaları, gerçekten söylendiği gibi iseler lâyık oldukları cezalarının verilmesi için hüküm. BELGENİN MEÂLİ Çerkeş Beyi’ne Budaközü ve Yüzdepare ve Hüseynâbâd Kadılarına HÜKÜM ki, Şah Hüseyn ve oğlu Mehmed ve Pîr Kulu ve Hasan ve Hüseyn ve Şahkulu ve Şâhidürrühmân ve Eryetdi ve Veli ve Şâh Ali ve Sevindik ve Seyhî nâm kimesneler KIZILBAŞ ve EHL–İ FESÂD (bozguncu) olub birkaç def’a ahvalleri görilüb südde–i saadete (saraya) fesâd ü şanaatleri (kötülükleri) arz olınub haklarından gelinmesine ahkâm verilmeğin girû ele gelmeyüb her dâim müslümanların mâl ü menâllerini (eldeki varlığı) garet idüb (çalıp) ehl ü iyâl (kadın)lerine tecâvüzden hâli olmadıkları südde–i saadetimde (makamımda) istima olınmağın (duyulma) BUYURDUM Kİ, vardıkda göresiz mezbûrlar (adı geçenler) evvel ki gibi fesâd ve ittihâd üzere oldıkları sâbit ve zâhir olub vech–i meşrûh üzere dahi bulunub haklarından gelinmesine ahkâm–ı şer’le vârid olub girû zabta kail oladıkları vâki’ ise mezbûrları buldırması lâzım oldıkda buldırub ele getirüb dahi nemakule fesâdları sâbit olmışdır ve ittihâd üzere oldıkları a’yan oldıkda haklarında mufassal ve meşruh yazub dahi eyliyesiz. BELGE: BOA – Mühimme Defteri, c. 12, s. 457 AMASYA’DAKİ KIZILBAŞ TÜRKMENLER’İN CEZALANDIRILMASI YAZI: 28 Receb sene 989 (Ağustos 1581), Padişah 3. Murad dönemi, Sadrâzam Koca Sinan Paşa, İran Şahı 1. Tahmasb’tır. O yıl Fransa’ya 3. defa kapitülâsyon verilmes,i İspanya ile üç yıllık silâh bırakışması imzalandı. KİMDEN: Padişah’tan KİME: Amasya Kadısı ve Amasya Beği’ne, Çorum, zile, Turhal, İskilip, Osmancık, (Ortova) Artuk–Âbâd, Hüseyin Âbad (Alaca), Güleş, Ortapâre, Emine–Pazarı, Mahd–Uzeb, Kazâbad Katar, Kara–Hisâr, Murle, Musa Kadılarına HÜKÜM KONU: Amasya sancağı ilçelerine bağlı kasaba ve köylerde çok KIZILBAŞ olup geceleyin kadın, kız oğlanlarla toplanıp cem’ ettikleri, Hazret–i Ebu Bekir, Ömer ve Osman’a hakaret edip, Sünnîlere Yezid dedikleri, sapık inançlı oldukları, bu Kızılbaşları tukuklayıp yargılayın söylendiği gibi iseler vereceğim emrim üzere cezalandıracaksınız buyurulmaktadır. BELGENİN MEÂLİ Merkum Çavuş’un biraderi Hasan’a verildi Amasya Kadısı ve Amasya Beği’ne ve Çorum ve Zile ve Turhal ve İskilip, ve Osmancık ve Artukâbad ve Alaca Hüseynâbad ve Güleş ve Orta–Pâre ve Emine–Pazarı ve Mahd–Uzeb ve Kazâbad veKatar ve Kara Hisâr ve Murlu ve Musa kadılarına HÜKÜMKİ, zikr olınan kasabât ve kuralarda (köylerde) ba’z–ı mülhid ve KIZILBAŞ TAİFESİ olub Çhar–ı Yâr–i güzîni (dört dost) Hazret–i Ebu Bekir, Ömer ve Osman) ridvanü–lahi teâlâ aleyhim ecma’îne sebb ü şetm (sövüp sayma) idüb müselmanlara alâniyen Yezid geldi deyû kelemât idüb ve gece cem’iyyet idüb avretlerini ve kızlarını meclislerine getürüb birbirlerinin avretlerini kızlarını tasarruf idüb salât ve savm (namaz, oruç) bilmeyüb ve oğullarına Ebu Bekir, Ömer, ve Osman isimleri ıtlâk itmeyüb ve içlerinde dahi bu isimler ile müsemmâ (adlanmış) kimesne olmamağla mülhid oldukları (sapık inançlı) zâhir içlerinde Halîfe nâmına olan kimesneler yukaru Cânibiden Şâhlarından çizme ve esbâb getürüb birbirlerine gezdirüb ziyâret idüb ve tâife–i mezbûreden (yukarıda adları gaçen) CELÂL HALIFE ve RESÛL HAÎFE din uğruna çıkub cem’iyyet eylemişlerdir biz dahi idelim deyû fesâda mübâşret idüb ve bi–l cümle dahi bunların emsâli şer’–i şerîfe muhâlif efâl–i kabîhadan (kötü işler) hâli olmadıkları istimâ’ olunmağın (duyulduğu) bu bâbda dergâh–ı muallâm çavuşlarından Solak–Zâde Ahmed Çavuş zîde kadruhû (itibarı çığalsın) mübâşeretiyle (görevlendirildiği) ahvallerini teftiş olınub görilmesini emir idüb BUYURDIM Kİ, vusûl buldukda müşârün–İleyh (adı geçen) çavuşım mübâşeretiyle taht–ı kazânızda ol ehli kimesnelerin ahvallerini tefitişidüb geresin fi–l–vâki’ zikr olunan kasabât ve kurhalarda (köylerde) ol makule kimesneler olub vech–i meşrûh üzere şer’–i şerîfe muhâlif efâlleri (şeriata aykırı hareketleri) olub hâşâ çâr–ı yâr–ı güzîni ridvanüllahi teâlâ aleyhim ecma’în şer’–i şerîfe muhâlif (şeriata aykırı) itâle–i lisân eyledikleri (dil uzattıkları, sövüp saydıkları) arz ve mu’temedü–n–aleyh (güvenilen kişi) kimesnelerin şehâdetleriyle bi–hasebe–ş–şer’ (mahkemece) sâbit ve zâhir olur ise üzerlerine sâbit ve zâhir olduğı gibi sicill idüb dahi anin emsâli mülhidlari (sapık inançta olanları) muhkem habs idüb (tutuklanıp zincire vurulma) vuku’ı üzere (olduğu gibi) arz eyliyesin sonra haklarında emr–i şerîfim ne vechile sâdır olur ise mûcibiyle (gereği gibi) amel idesin amma bu bahâne ile kendü hâllerinde olanları mücerred celb ü ahz içinde (yakalamaya çalışırken) rencide ve remîde (incitmeme) itdirmeyüb dahi hîn–ı teftişde temâm–ı hakk üzere olub t.ezvîr ü telbîsden (yalan dolan) şuhûd–ı zordan (baskıyle tanıklık yapmak) ve nisbit ve taassub ile (düşmanlık) kendü hâllerinde olanlar zülm ve teâdi olınmakdan (baskı ve düşmanlıktan) ziyâde hazer idesin (sakınasın). KIZILBAŞLAR’A SALDIRILARI KARŞILIĞINDA SOLAK MEHMET PAŞAYA KOCAİLİ SANCAĞI ARPALIK OLARAK VERİLMİŞTİR. YAZI: Evahir (1–10) Receb sene 1146 (aralık 1733 Padişah 1. Mahmud dönemi, o yıl Bağdad’a hücum edip şehri kuşatan İran Şahı, Nadir Şahı Topal Osman Paşa yenerek şehri kurtardı. 20 mayıs 1733’te Venedikliler ile Pasarofça Antlaşmasının şartları yenilendi. Avrupa tarzı ordu yetiştirme işi ele alındı. KİMDEN: Divân–ı Hümâyûn’dan KİME: Kocaili (İzmit) Sancağı Mutasarrıfı Solak Mehmet Paşa’ya KONU: Irak’a saldıran İranlılar (Kızılbaşlar) birçok defa Osmanlı Ordusu tarafından yenildikleri halde yine saldırılarını sürdürmekte oldukları bunları iyice çökertmek için Solak Mehmet Ali Paşa ile birlikte 1734 yılı İranlılar’ın üzerine yürümeleri padişah tarafından buyurulurken Solak Mehmet Paşa’ya Kocaili sancağı ARPALIK (ESKİDEN memurlara ücretine ek olarak 19 999 akçe – 166.66 kuruştan ibaret tımara denirdi) olarak verildiğine ilişkin Ferman verilmiştir. BELGENİNMEÂLİ SÂHH BUYURULDU BER–VECH–İ ARPALIK KOCAİLİ SANCAĞI MUTASARRIFI SOLAK MEHMED PAŞA DÂMETMUALLÂYAHÜKÜMKİ Bu def’a Kerkük (Irak’ta) vak’asında Ser–Asker Osman Paşa (Topal) bi–kazâ–i Allahütealâ vâsıl–ı gülşen–saray–ı ukbâ (öbür dünyayı kazandı olub bu âne gelince avn–ı milk–i gayûr (vatan uğruna) ile KIZILBAŞ ilhâdı, maaş (gerçek inançtan dönenler) kerrharen ve arrâren münhezim (bozguna uğrama) ü makhûr (yenik) olagelmişler iken yine hadlerini bilmeyub bu gûne hareket–i habîs–i (kötü) nihâyete cesâret eylemeleri teheyyüc–i (coşma) gayret–i şâhane ve âteş,i hamiyyet–i hüsrev–âneme (padişahın onuru) bâıs u bhadi (neden olan) olmağla in–şâallahüteâlâ bundan böyle melâ’in–i esfure (lânetlenmiş kişiler)nin gereği gibi kahr u tenkilleriyle (örnek olacak ceza verme) hadlerini bildirmek aksây–ı metalib (son isteği) pâd–şâhânem oldığına binâen müretteb ve mükemmel sefer–i hümâyûnım mukarrer (kararlaşmış) ve in–şâ’ –allahüteâlâ destûr–ı ekrem şîr,ı efhem (büyük arslan) nizâm–ı âlem nazm–ı menâzımu (sıraya koyan) ümem (müslümanlar) mükemmel–i nâmûsu–l–saltanatü–l–uzmâ (padişahlık namusu) feth–i merâtibü–l–hallâku–l–kübrâ vezîr–i a’zam ahsen–i şeym–i zafer–i medâr ve serdâr–ı ekrem nusret–i âlemcelîlü–l–mikdârım ALİPAŞA edâme Allahüteâlâ iclâlühü ve zı’fe bi–n–nasr ve –t–te’bîd (gücü iki kat artsın) iktidâruhu ve ıkbâlühünün âlem–i zafer–i tev’em Hazret–i Rasûl–i Ekrem ve hâbîb–i muhterem sallâllahü teâlâ aleyhi ve sellemin zîr–i sâye–i hümâ (kutluluk) paye–i meymenet ivâyelerinde (yüksek derece kısmet etsin) mukarenet–i yümn ü ikbâl ü (uğurlu nasıl olsun) fevz ü iclâl ile (saygısı artsın) bi–zzât hareket ve nühfeti (gizlilik) muhakkak olub bi–avn–i teâlâ mükemmel kapuları halkıyle ol vusûl ü luhûk (ulaşma) eylemek üzere Anadolu ve Rumeli’nde vâ ki’ vüzerây–ı ızâm (büyük vezirler) ve mirmîrân–ı kirâm (beylerbeyi) ve shair asâkir–i zafer–ı irtisâmımın (?) bir ân akdem hareket ve ol savbe (tarafa) vusûle müsâraatları husûsları evâmir–i aliyyemle kendûlere tenbîh–i ekîd ü teşdît ü te’kîd olındığından başka shair tedârîkât–ı kaviyye ve levâzım ve mühimmât–ı seferiyyenin i’dât u tertibine (hazırlayıp düzenleme) ibtidâr olunmağla (işe başlama) Senki Mirmîrân–ı mûmâ–ileyhsin mirmîrân–ı kirâmın yarâr u nâm–dârı oldığına binâen avâtıf–ı (iyilik) aliyye–i mül kânemden Kocaile sancağı sana tevcih (verildi) olınub nefer–i pâk ü güzîn–i tâmü–s–silâh (seçkin asker) ve kaviyyü–l–kader (güçlü mikdarda) kapun halkıyle sefer–i hümâyûnuma me’mûr ta’yîn kılını gele kırk yedi senesine mahsûben livâ–i mezbûrdan (adı geçen sancaktan) muayyen olan efrâd–ı seferiyyen şimdiden tescîl ve tarafına teslîm olınub kat’an teallül (işten kaçma) ve tereddüt olınmamak üzere seferiyyen emr şerifi ısdâr ve işbu emr–i şerîfimle mübâşîr ta’yîn olınan (boşbırakılan) ile irsâl olınmışdır vusûlinde Sen ki Mirmîrân–ı mûmâ–ileyhsin kırk alti senesini zariyyesinden zaman ki iktizâ iden hazariyye ile kırk yedi senesi seferiyyesini bi–t–temam tescîl ve ol mikdâr nefer kapun halkını tâmmü–s–silâh ve kaviyyü–. kaderde darb ü harbe kadir tüvânâ (güçlü) ve bahâdır richal–i girûdâr (savaşçı) dan olmak şartıyle techîz (silâhlama) ve tekmhil ve levhazım–ı seferiyyeneki tamâmen görüb hâzır ve üheyyâ turub ba’de ne gûne emri şerîfim vârid olur ise mhucebince amel ve hareket eylemen bâbında fermân–ı âlî–şânım sâdır olmışdır BUYURDIM Kİ Fî Evâhir (1–10) Receb sene 1146 (aralık 1733) BUYURDUMKİ Bir sûreti: Kocaeli sancağında vâki’ Kadılara ve a’yân vilâyete Mirmîrar mûmâ–ileyhin kırk yedi senesine mahsûben efrâd–ı seferiyyesinin şimdide aceleten tahsili ve tarafına bilâ, tereddüd tamâmen edâ ve teslîmi içün. RAFİZİ MEZHEBİNDEN OLAN DERSİM ŞEYH HASAN AŞİRETİ’NİN İDAM EDİLMESİ Yazı: Evasıt-ı (10-20) Rebiyü-l -ahîr sene 1146 (Eylül 1733), Padişah 1. Mahmut dönemi, Sadrâzam: Hekimoğlu Ali Paşa İran’da Yönetimde Nasreddin Şah’tır. O yıl, Venedikliler’le Pasarofça Barışı’nın bazı maddeleri yenilendi, Bağdad’ı kuşatan Nadir Şah’ı Topal Osman Paşa kesin yenilgiye uğratarak şehri kurtardı. Padişah 1. Mahmut, sürekli Güney Kafkasya ve Azerbaycan’ın alınıp buraların yerleşik Türk yönetiminde kalmasını istiyordu. Kimden: Padişah’tan Kime: Diyarbekir Valisi’ne HÜKÜM Konu: Elazığ-Çarsancak (Akpazar) yöresi Dersim veŞeyh Hasanlı taifesi inanç bakımından İran’daki Şîa mehebindekilere benzedikleri, kendi inancında olmayan yöredek ahaliye saldırarak ellerinde olan nesi varsa yağma ettikleri bazı kişileri de öldürdüklerinden, şeyhülislâm bunların idam edilmelerine ilişkin fetva verdiği bunların hakkında gelmesi için Diyarbekir ilinde olan yöneticilere emir verilmek. BELGENİNMEÂLİ

Reklamlar

Alevikutuphanesi hakkında

Neden Aleviyiz? Yaşamı, evreni, dünyayı, insani ve bütün bunlarla ilintili ne varsa; doğru tanımlamak, kavramak, anlamak için Aleviyiz! Neden Aleviyiz? Kuranı kutsal kitap. Hz. Muhammed`i peygamber, Hz. Ali`yi ve On İki imamları rehber, Hacı Bektaş Veli`yi Hünkar, Pir Sultan Abdal`i Pir olarak bildiğimiz için Aleviyiz! Neden Aleviyiz? Asırlardır yok edilmek istenen, baskılara, katliamlara, iftiralar maruz kalan mazlum bir toplumun, haksızlığa ve zalimliğe boyun eğmeyen bir toplumun üyesi olmak için Aleviyiz! Neden Aleviyiz? Asırlardır insanlığa ışık tutan erenlerin, evliyaların, cümle kamil insanların şerefli ve aydınlık yolunda yürümek için Aleviyiz! Neden Aleviyiz? Yozlaşıp değerlerimize yabancılaşmamak için, Yobazlaşıp gerici gelenekleri inanç diye bilmemek için, Serçeşmeden yoksun kalmamak için, Yoksul olmamak için Aleviyiz! Bütün yozlara ve yobazlara inat ALEVİYİZ! ALEVİLİK inancımızdır

Mart 9, 2014 tarihinde KONULAR içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin. Osmanlı Belgelerinde Alevi/Bektaşilerin Baskı altına alınmaları ve İdam Sürgün Fetvaları-4 için yorumlar kapalı.

Yorumlar kapalı.

The WordPress.com Blog

The latest news on WordPress.com and the WordPress community.

Alevi Kütüphanesi

Bismişâh Allâh Allâh Gerçeğe Hû

%d blogcu bunu beğendi: