ALEVILIGIN SON 90 YILI CUMHURIYET GERCEKLIGI

ALEVILIGIN SON 90 YILI CUMHURIYET GERCEKLIGI av Enel Hak Anadolu’de kendisine özgü bir inanç olarak Alevilik oluşturur.Alevilik kadar gerek kendi mensupları tarafından, gerek sözde bilim adamlarınca ve gerekse siyasal iktidarlar eliyle oraya buraya çekiştirilen, kendisi olmaktan çıkartılmaya çalışılan, kendisi dışında bir başka şeye benzetilmek için olmadık çabalar harcanan başka bir inanç ve kültür bulmak herhalde imkansızdır! Aleviler Anadolu’da bin yıldır eşi benzeri görülmemiş baskılara uğramış, katliamlara maruz kalmış, sindirme ve yokedilme politikalarına muhatap olmuş ve fakat son 90 yılda yaşadıkları asimilasyon ve kimliksizleştirilme süreci kadar trajik ve vicdansız bir uygulamayı asla yaşamamışlardır. Doğrusu bu durum gerek Alevilik adına gerekse ülkemiz adına son derece üzüntü vericidir. Hangi açıdan bakılırsa bakılsın Alevilik ülkemizde 1920’lere kadar tüm kurum ve kurallarıyla, bütün canlılığıyla ve kendi gizi üzerine yaşayıp gelmiş iken bu tarihten sonra sistemce uygulamaya konulan anti laik politikalar en dehşetli şekilde Alevileri vurmuştur. Sistem Alevilere yönelik katliamlarla başaramadığını asimilasyon yoluyla hem de Aleviler arasından gönüllü hizmetkarlar bularak adım adım adeta tereyağdan kıl çeker gibi uyguladığı planıyla gerçekleştirmede oldukça maharet göstermiştir. Aleviler arasında yaratılan bilinç bulanıklığı, sorgulayıcı bakışın köreltilmesi, aklın önüne set çekilmesi, uydurma bir tarih tasarımı ve özel olarak Alevileri yoldan çıkarmak için yapılan yol işaretlemeleri bir çok Aleviyi Alevilik adına tümüyle Aleviliğin karşısında/dışında inançları savunur/benimser ve uygular, kabul eder hale sokmuştur. Sistemin ezici bir güçle taraf olması ve gözlerin bağlanması Aleviyi kendi dünyasının dışında bir dünyada olmaya mecbur ederken Alevi topyekün sürüklenip ***ürüldüğü bu dünyanın kendi öz dünyası, gerçek dünyası olduğunu iddia eder hale gelmiş ve bir adım daha ileri giderek aslında bu dünyanın gerçek sahibi olduğunu ileri sürerek kendisini oraya sürenler karşısında p***olojik bir mevzi kazanmak derdine düşmüş/düşürülmüştür. Aleviye yaşatılan ve Alevinin yaşadığı acıdır, vicdansızlıktır… Adını açık koymak, konuyu çıplaklığıyla ortaya getirmek gerekir. Aleviler Alevi gibi yaşarken Alevi olmaktan çıkarılarak sistemin uyguladığı asimilasyon araçları ile sünnileştirme/müslümanlaştırma politikasının hedefi/nesnesi haline getirilmişler, yapılmışlardır. Bu gidişatı durdurmak Anadolu Aleviliğinin insancıl ve evrensel değerlerine sahip çıkmak, Aleviliğin ölü bir inanç ve kültür olmasına izin vermemek için bir durum saptaması yapmak zorunlu görünmektedir. Bu asimilasyona, sünnileştirme/müslümanlaştırma oyununa geçit vermemenin, karşı koymanın ilk şartı yaşanan kan kaybını durdurmaktır. Ardından izlenen süreci geriye çevirmek, bükülen çubuğu tersine bükmek, kaybedilen değerlerin kazanılmasına/geri alınmasının yoluna bakılmalıdır. Şurası açıktır ki gidenler geri gelmeyecektir. Bilimsel ve örgütlü çaba daha fazla kayıba, tahribata meydan vermemeye yönelik olacaktır. Bu saptamalar şu yaşanılan an için biraz “ağır” gelebilir. Ama son 90 yılın Alevi dünyası hızlı gösterilen bir film olarak gözlerimizin önünden geçirilirse konunun vahimliğinin yanında görülecektir ki söylenen her türlü söz “hafif” kalacaktır. Anadolu Alevi dünyasına şöyle kabaca bakıldığında dahi görülecektir ki bundan daha 90 yıl önce Alevi olarak kayda geçirilen, somut olarak gelenekleri, görenekleri inanç ve ritüelleri yani semahları-cemleri tesbit edilip makale/araştırma konusu yapılan binlerce köy bu kadar kısa bir süre içerisinde sünnileştirilmiş/müslümanlaşmı ş ve köklerine taban tabana yabancılaşmıştır.Resmi çevreler hiçte üzerlerine vazife olmadığı halde son derece masum bir söylemle Aleviler nezlinde misyonerlik faaliyeti yürütmektedir. Sözgelimi sık sık tekrarladıkları bir çağrı olan “Aslında ayrımız gayrımız yok. Kendimizi ayırmayalım. Hepimiz Müslümanız, kardeşiz söylemi” Türkçe’ye çevirildiğinde görülecektir ki “bırakın Aleviliği, hepimiz sünniyiz” anlamına gelmektedir. Aslında bu yaklaşım “Alevilik diye bir inanç/kültür yoktur” diyen bütün bir zihniyetin… BU MAKALE ANADOLU ALEVİLERI-ENEL HAK ALEVILERI GURUBUNA AITTIR

Reklamlar

Alevikutuphanesi hakkında

Neden Aleviyiz? Yaşamı, evreni, dünyayı, insani ve bütün bunlarla ilintili ne varsa; doğru tanımlamak, kavramak, anlamak için Aleviyiz! Neden Aleviyiz? Kuranı kutsal kitap. Hz. Muhammed`i peygamber, Hz. Ali`yi ve On İki imamları rehber, Hacı Bektaş Veli`yi Hünkar, Pir Sultan Abdal`i Pir olarak bildiğimiz için Aleviyiz! Neden Aleviyiz? Asırlardır yok edilmek istenen, baskılara, katliamlara, iftiralar maruz kalan mazlum bir toplumun, haksızlığa ve zalimliğe boyun eğmeyen bir toplumun üyesi olmak için Aleviyiz! Neden Aleviyiz? Asırlardır insanlığa ışık tutan erenlerin, evliyaların, cümle kamil insanların şerefli ve aydınlık yolunda yürümek için Aleviyiz! Neden Aleviyiz? Yozlaşıp değerlerimize yabancılaşmamak için, Yobazlaşıp gerici gelenekleri inanç diye bilmemek için, Serçeşmeden yoksun kalmamak için, Yoksul olmamak için Aleviyiz! Bütün yozlara ve yobazlara inat ALEVİYİZ! ALEVİLİK inancımızdır

Mart 9, 2014 tarihinde KONULAR içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin. ALEVILIGIN SON 90 YILI CUMHURIYET GERCEKLIGI için yorumlar kapalı.

Yorumlar kapalı.

The WordPress.com Blog

The latest news on WordPress.com and the WordPress community.

Alevi Kütüphanesi

Bismişâh Allâh Allâh Gerçeğe Hû

%d blogcu bunu beğendi: