Rıza Şehri’ni kurabilecek miyiz?

Alevilikte kutsiyetle anılan bir şehirden bahsedilir: 600’lü yıllarda Medine şehrinde oluşturulan ve tarihte Medine Vesikası olarak bilinen beyanname ile insanların hür iradeleriyle birlikte yaşadıkları bir şehir tasavvurudur bu. Kalplerde yer alan bu şehre ‘Rıza Şehri’ adı verilmiştir. Farklı inanç ve dillere sahip insanların birbirlerine hor bakmadıkları, herkesin kendini eşit koşullarda ifade ettiği, yan yana gönüllü beraberliğin, ‘ilahi adalet’in ütopyasıdır Rıza Şehri. İslam’ın ilk dönemlerinde iktidar savaşları ile çalkalanan Arabistan ve Ortadoğu’daki otoriteler, ırk ayrımını da kendilerine alet ederek Arapları ‘asıl Müslüman’ kabul edecek, diğer halkları da ‘alınıp satılmayan köle’ anlamına gelen ‘mevali’ler olarak adlandıracaktır. Bu yüzden de Ali’nin öğretisine sempati duyanlar daha çok Anadolu, Mezopotamya ve İran halkları olacak, bu öğreti bu halklar arasında gelişip serpilecektir. Ayrımcılığa karşı belleklerde yer eden bu hassasiyet, Alevi-Bektaşi düşünürlerinin kimi özlü sözlerinde de kendisini dillendirmektedir. ‘Yetmiş iki millete tek nazarla bakın’ diyen Hacı Bektaş-ı Veli ve diğer erenlerin kılavuzluğuyla Alevilik-Bektaşilik birçok halkın inanç zenginliklerini harmanlamış ve Ortodoks-merkezi bir inanç sistemi yerine her bölgenin kendi değerlerine uyarladığı daha renkli-aşure misali- bir inanç evreni yaratmıştır. Toplumsal barışa ihtiyaç duyulan bugünün Türkiyesi’nde böyle bir gelenekten gelen Aleviler barış ortamına kendi ahlaki ve insani öğretileriyle katkı sunabilirler. Ancak adı ‘Barışa Semah Dönenler’ olan bir etkinlik, verdiği mesajlar ve dağıttığı onur ödülleriyle Rıza Şehri’ne mi kılavuzluk ediyor, yoksa bildiğimiz çıkmaz sokaklara mı götürüyor anlayamadık. ‘Hoşgörülükte deniz gibi ol’ diyen Mevlana’nın ve ‘hiç bir milleti ve insanı ayıplamayınız’ diyen Hacı Bektaş-ı Veli’nin saygı gördüğü bir kültürde, onur ödülünün yükselen milliyetçiliğin rüzgarını arkasına alarak satış rekorları kıran ‘Çılgın Türkler’in yazarına verilmesi, barışa nasıl bir katkı sunabilir? Birlikte yaratılan bu tarihte çılgın Kürtlere, Ermenilere, Lazlara, Çerkezlere… de söz vermek gerekmez mi? Organizasyonun yaratıcısı Barış Radyo’nun yayın programında da Rıza Şehri hayalinin izlerini pek göremiyoruz. Kürtçe’nin resmi kanal TRT’nin yayın yelpazesinde bile sembolik de olsa yer aldığı bu dönemde Kürtçe şarkılar yayınlama konusundaki bu çekince niyedir? Önemli bir kesimi Kürt olan bir inanç ailesinin kültürünü yansıtma niyetindeki Barış Radyo’nun yayın yelpazesinde Kürtçe şarkılara yer vermemesi barış güvercinini üzmez mi? Tanrının bir tek dili olabilir mi? Tarihte islamı sadece Araplara ve Arapça’ya mal eden bir zihniyete mesafeli duran bir gelenek, bugün diğer halklara ‘sadece Türkçe müzik dinleyin’ mi demek istiyor? Yüzyıllar boyu egemen din anlayışını benimsemedikleri için her türlü zulme maruz kalan; ancak direniş gelenekleriyle muhalefetin, hak ve adalet arayışının savunucusu olmuş bir kitleyi böyle bir ‘barış’ şenliği temsil edebilir mi? Türkiye’de, toplumsal barışın önünde engel olmaya devam eden bu kör ezberi bozalım ve barış güvercininin boğazına ezber sözler tıkayarak boğmaya çalışanlara karşı can gözümüzü açalım. Şah-ı Merdan’ın vicdani adalete davet ettiği sözleri bize yol göstersin: ‘Adil olun, kudretiniz sürekli olsun!’ Kardeş Türküler, hem Türkiye’de artık bıkkınlık veren ezberleri bozma niyetiyle hem de seyirciye saygı gereği bu organizasyonda yer aldı. Etkinlikte her şeye rağmen kalbi cömert insanlar halkların kardeşliğine kucak açtılar ve gönüllerindeki ‘Rıza Şehri’ni selamladılar. Bu cömert insanları Maraş Sinemilli’li Kürt-Alevi dedelerinden Ali Murtaza Dede’nin sözleriyle selamlıyoruz: … çorbe li terkê keliye kevçi li içê da daniye kî comerde para wî ye… (…atların terkisinde çorba kaynatıp kaşığı içinde bıraktılar ki, çorba cömerdin hakkıdır…)

Reklamlar

Alevikutuphanesi hakkında

Neden Aleviyiz? Yaşamı, evreni, dünyayı, insani ve bütün bunlarla ilintili ne varsa; doğru tanımlamak, kavramak, anlamak için Aleviyiz! Neden Aleviyiz? Kuranı kutsal kitap. Hz. Muhammed`i peygamber, Hz. Ali`yi ve On İki imamları rehber, Hacı Bektaş Veli`yi Hünkar, Pir Sultan Abdal`i Pir olarak bildiğimiz için Aleviyiz! Neden Aleviyiz? Asırlardır yok edilmek istenen, baskılara, katliamlara, iftiralar maruz kalan mazlum bir toplumun, haksızlığa ve zalimliğe boyun eğmeyen bir toplumun üyesi olmak için Aleviyiz! Neden Aleviyiz? Asırlardır insanlığa ışık tutan erenlerin, evliyaların, cümle kamil insanların şerefli ve aydınlık yolunda yürümek için Aleviyiz! Neden Aleviyiz? Yozlaşıp değerlerimize yabancılaşmamak için, Yobazlaşıp gerici gelenekleri inanç diye bilmemek için, Serçeşmeden yoksun kalmamak için, Yoksul olmamak için Aleviyiz! Bütün yozlara ve yobazlara inat ALEVİYİZ! ALEVİLİK inancımızdır

Eylül 25, 2013 tarihinde KONULAR içinde yayınlandı ve , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin. Rıza Şehri’ni kurabilecek miyiz? için yorumlar kapalı.

Yorumlar kapalı.

The WordPress.com Blog

The latest news on WordPress.com and the WordPress community.

Alevi Kütüphanesi

Bismişâh Allâh Allâh Gerçeğe Hû

%d blogcu bunu beğendi: